terliklerini ters giymiş bir çocuk yüreği kimsesizliğim karanlığın hüküm sürdüğü bir diyarda sıvası dökülmüş duvarların dört kenarlı çerçevesiyim gazlı bir lambanın aydınlığının ço…
bir başka ağlıyor mahallenin çelimsiz çocukları zaten ıslak bu memleket sevdamın akıbetini dişliyor martılar…
duruşu asaletidir çocukluğumun ışıltısı sönen gözlerimde sevgisi katranlarca mesafedir varlıktan yokluğa geçişimin…
ardında bir el sallamak gibi kalmış tarihin cümbüşlü akınları Hotin dönüşü ölüm arefesinde gencecik Osman'ın…
nur gölüne begonyalar ekilirken yüzüstü doğurmuş anam beni soğuk bir sedyenin üzerinde…
bir kanyondaki atmacanın uçurum sessizliğinde yazgısal güdümlü marşandizlerim var kısa rayların…
yokmuşum gibi davrandı asırların şehri dinleyemedim bir gün olsun gözlerim kapalı İstanbul'u Mudanya'nın serin suları kadar…
"Bu dünyaya gelişimiz, gidişimiz Bir daire içindeki önsüz, sonsuz. Hiç kimse de doğru dürüst söylemiyor Nerden geldik ve nereye gidiyoruz."…
pusulasını kalbinin üzerinde unutmuş bir kuş şarkı söylüyordu aynadaki kendine…
bir piyon hamlesi genişliğinde kıyıya demirlemiş savarona geminin açıyordu kapanmayan yelkeni…