Gel Hoşçakal

E Ergin Borobey
0 Altın Yaprak
Sen yoksun… Yokluğunda yok artık Günbatımındaki sahipsiz telaşlarım Militan hüzünler ve umarsız anlarım Ben birtek seni bilir seni anlarım Yüreğim seni özleyişlerimle alımlı Anlamazsın… Ellerinin sonbahar üşümüşlüğünü özledim. Her bir köşede yarım kalmış hatıralar… Anılar sessiz, martılar küsmüş deniz yok artık Yalan sözlerden yüzüme yapışan sahipsiz ayrılık O gözyaşlarımı pencerene yağmur etsem de, Bana sadece özlemek kalmis ardindan… Bak resimler bile aynı kalmıyor duvarlarda Gözlerinin gözlerime süründüğü anlara dileniyorum. Hiçbir cümle senle başlamamıştı oysa! Söylediğin şarkılar vardı mavi günlerde Yerlere düşen ayak izlerimiz O zamanları bir daha bulamaz hayatımız. Terennüm oldun dudaklarımda Ömrünü yitimiş bir gölgeyiz… Şimdi sen uzak iklimlerde Yaşlanmış hayallerinle uyuyansın. Sen tamamlayamadığım cümlelerin sonu Yarım kalmış bir yaşanmışlıksın… Böyle kalacak anılar Gizlemeye saklamaya ömrümüz yetmeyecek. Gözüm tutmasa da sensizliği Gel Hoşçakal… Her ömür kendini yaşarmış Belki her şey doğruydu ama Biz birbirimize yanlıştık…

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.