İstanbul
E Ersin Başeğmez
0
Altın Yaprak
Yedi tepe filizlenir
Süt dolu göğüslerinden
Her biri birbirinden cilveli
Erguvanlar sarmalamış bedenini
Güneş terk ettiğinde yerini
Yıldız ve aşık Ay’a
Kadehler kalkar havaya
Galata Köprüsündeki
Rum Tavernasında
Seyrederken parlak altın suları.
Parmaklarından damlar
Şuh endamıyla Beyoğlu,
Sirkeci, Eminönü
Balık ekmek, lahmacun
Yanında Yeni Cami
On sekizliktir Karaköy’ün
Dik yolları.
Yayılır beyaz avuçlarından insanlar
Rumlar, Ermeniler, Leventler
Meyhaneler, fuhuşlar, pastaneler
Ara sokaklar
Keskin bıçak izi dolu,
Şehrin kalbi
Pıhtı kan yolu
İstiklal Markiz’de buluşur
Sait Faik, Salah Birsel
Ve gülümseyerek el sallar
Aşiyan’dan bir garip Orhan Veli
Gözbebeklerinde parlar adalar
Güvertesinde gençler
Yol boyu çalkalar
Martıların şaşkın kanatları altında
İster gönlün Çengelköy Çınaraltı’nda
Denize nazır ballı kahvaltı,
Kanlıca’nın meşhurdur
Pudra şekerli yoğurdu
Bir de bilenlerden sorulur
Ahu bakışlı çapkın kızları
Arnavutköy, Beykoz, hisar
Doğası da temizdir insanları da
Ve de canlı balıkları..
Bağdat caddesinde gezinir ayakların
Moda’da ise gün batımında kahve içilir
Ve kollarındaysa sevgilin
Kırmızı gülün yanında
Çingene kızlara fal baktırılır.
Dualarla anar dudakların
Süleymaniye, Sultanahmet, Yenicami’yi
Topkapı, Ayasofya, Yerebakan sarnıcı
Kokusuyla meşhur Kapalıçarşı
Genizde dolaşır Mısırçarşısı
Kadıköy, Üsküdar
Arasına sokulmuş Harem
Nazım’ın dizelerinde demlenir
Yorgun Haydarpaşa Garı
Ve heybetiyle Selimiye Kışlası
Anaların yüreği dağlar kapısında
Kol kanat gerer Dolmabahçe Sarayına
Karşıdan sessizce Kız Kulesi
Ve arkasında Kuleli Askeri Lisesi
Bitmez anlatmakla İstanbul
Bitse de boğazda bizim aşkımız.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş