Kırık Bir Aşk Hikayesi

E Eylül Gökdemir Eylül Gökdemir
0 Altın Yaprak
Şakaklarımda dört nala sancılar Yorgun şafaklar topluyorum omuzlarımdan Daha güneşe bile çarpmadan Selamsız sabahsız giriyorum geceye Kekremsi tadlar alıyorum bir ucundan Gönlüm uyuşurken gidişinle Karanlığın dudaklarında konaklıyorum Duvarlar küskün kalıyor yine Rüzgâr dilsiz Ben çaresiz Bu hayın saatlerde Büküp boynumu yetimce İçimin mahzunluğuna sığınıyorum Yalnızlığımın alnından öpmüyorsun nicedir Okşamıyorsun titrekliğini sesimin Dokunmuyorsun yine için acıyarak Bakışlarımın en uykulu haline Bir an hırsla sıkıyorum dişlerimi Kelimelerim kan revan düşüyor Uçurum uçurum Ben kanıyorum... Hecelerimde tüberküloz mikrobu Silkeleniyorum Olmuyor Harflerimi veremle süslüyorum Kenar süsleri kusuyor, hatıra defterimin Anılar tek tek kayboluyor hafızamda Bense susuyorum Yine bir sayfa gidiyor ömür defterimden Ve Yine yalnızlığım karşılıyor beni Kapı eşiğinde… Elimi elektrik düğmesine uzatıp, dokunuyorum Aydınlanmıyor odam… Kırık bir aşk hikayesinden geriye kalan Can kırıklarına çarpıyorum karanlıkta Tökezliyorum bir an Başım dönüyor Midem bulanıyor panik içinde Yüreğim kanıyor Bakışlarımdan sızıyorsun Alacakaranlığın huzursuz rüzgârında Ayak seslerin yankılanıyor duvarlarda Soluğum kesiliyor Öylece kalakalıyorum. Demirden bir pençe sarılıyor boğazıma Ölüyorum sanıyorum Kahrediyorum sana Kahrediyorum Zamansız gelen baharın soldurduğu Aşk'a...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.