Bülbül-i Zâr

F Faruk Civelek
0 Altın Yaprak
Kadınadam çocukluğunun tazeliğine Hâlâ o afacan zamanlara kurma saatleri Ne kadar gizlensen de dişiliğinin arkasında Hatırlamaya çalış,göreceksin Ayın ondördünü kuşanan yüzünde Ay misali tarifsiz güzelliğin Ele veriyordu seni Her seferinde Ruhunu yaban seslere tıkadığın zamanların öncesinde Dalga dalga çabucak karaya vurunca umutların Şimdi sanki kaderin Kağnısında öylece Vasıfsız bir kaçak yolcunun ağıdı gibi Ölüme türküleri yakıştırıyor şiirlerin Bilmediğin uzun yollarda Beyhude kanıyor dizlerin Üstüne kapattığın kapıların ardına bırakırken düşlerini Kendini ikiye bölünmüş buldun bir gün Tehditkâr nefesler alnında bırakıyordu nemini Daha en başından özlüyordun Çocukluğuna emanet bıraktığın Şebnem gülüşlerini Kuşatılmış bir şehir gibi İçinden ganimetleri toplayan azgın kefereler Bekaret sandıklarından merhametini mi çalacaktılar Sen törelere gark ederken kaderini Teslimiyetinin diyetini toplayacaklar sanıyorlardı Duaya kaldırdığın öpülesi ellerinden Acaba kaç gecenin vahasına nehirler bıraktın Bir türlü kurutamadığın maral gözlerinden Şimdi yorgun gözlerine bakıyorum da Başka iklimlerin yaralanmış beyaz güvercinidir diyorum Her defasında Bir dağ gülünün zerafetine gözlerim baka kalıyor Alnıma sürdükçe lirik şiirlerini Sana yakın bahçelerde usanmadan ötüp duran BÜLBÜL-İ ZÂR olasım geliyor

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.