gülüşün kurşun yarası gülüşün kanlı bir bahar kanar durur günlerin ıslak bagrında -hüznün isyan olur-…
-dünyada bir yerdeyim- hüznün gün batımlarından geliyorum bulutlar dökülmüş parmak uçlarıma avuçlarımda taşıyorum kayıtsız yagmurları…
sonra bir akşamüstü oluyorum kara çalınmış nefesime limanlara yagmur yagıyor tanıdık bir sessizlik çogalıyor kapımda…
'' biliyorsun ben hangi şehirdeysem yalnızlıgın başkenti orasıdır''…
suskun bir gecenin kaldırımlarında bıraktım seni ve tüm şiirlerim terketti bu kenti artık ne yapsam hiçbir bahara denk düşmüyor aşklar…
şubatın ayazında bir yolculuk düştü aklına kimsesiz çekip gittin senden geriye sonbahar akşamlarının hüznü kaldı.
iki kişilik bir yolculugun günahkar yolcularıyız hüznün satır aralarında büyüyor yalnızlıgımız kimliksiz kalmışız…
uyuşuk aşkların gerekçesiyim ayrılıkların mahkumuyum biraz da alıngan bir vaktinde kalmışım gecenin saçların dökülmüş parmak uçlarıma…
gözlerimde büyüyor düşsel bekleyişlerin sessizligi ve uykusuz bir okyanusun hıncı uzuyor avuçlarımda ben ki melankolik bir çocugum…