Suburcu

F Fevzi Günenç
0 Altın Yaprak
Bir gün çenesi 'Sakallı' bir adam gelir Gaziantep'e bir fırça sol elinin parmakları ucunda içinden tavşan çıkardığı torbası öbür yanda konuk olur konuksuz Ali Veli Oteline, Suburcu'nda... Hastalanırız -şeytanın kulağına taş- birimiz bir gün Çıkarız, her gün açan, vakti kerahat geldiğinde 'cin'ini Hastasız Doktor Mitat Bey'in Camlıkahve karşısındaki taş merdivenlerini... Bir otobüs gelir durur bir gün İstanbul Garajı'nın kapısında/tahtadan tekerleri İstanbul'a doğru yola çıkmaya hazır Fındıklı-Toros, ya da Çayırağası yazar üstünde dert etmeyen üç gün üç gece sürecek yolu içi, içi-içine sığmayan yolcularla dolu. Bağırır kapısında İstanbul Garajı'nın Muharrem Abi, avazı çıktığınca, gururlu tıka basa doldurmak için otobüsü Biletler üç otuz pula 'İstanbul'a İstanbul'a İstanbul'a! ..' Muharrem abi Muharrem abi İstanbul garajı mı yalnızca bütün İstanbul mu senin yoksa deniziyle, martılarıyla kamyonları karşıya geçiren araba vapurlarıyla... Beni de katsana yolcuların arasına muavinlik ederdim sana oturmasam da olur ayakta gideblirim her uzun yola otobüsümüz Gâvurdağı'nda bozulsa da... Göremezdim bu düşü bunca küçük olmasaydım babamın kitapçı dükkânı önünde oturup ortası delik o hasır kürsüde, uyumasaydım Ne kadar büyümeli sizce bir çocuk çıkabilmek için o gizemli, uzun yola? iki elimin parmakları kadar olmuş yaşım, saydım Keşke çocuk olmasaydım!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.