Azra'ya Veda (2)

F Filiz Kılınç Filiz Kılınç
0 Altın Yaprak
gidelim demiştin bir ağustos sabahı ceplerimizde çocukluktan kalma birkaç anı ve birkaç siyah beyaz resim gidilmekle olmuyor ki azra *"gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir" unuttun mu benim halkım hâlâ berfin diyemiyorsa dağlarda ki dipçik dipçik dökülüyorsa dişleri avucuna ayağından utanmaz mı insan ve nasıl çıkar sabaha emek dediğin nasırı sevmekle başlıyor demiri dövmekle toprağı sürmekle aşka yazdığım şiirlere bin kahır içten kanayan her yara sarılır ya bu kanayan nedir ve bu ölü kimdir nerelisin diyorlar küfür gibi yüzüme ahh kaşlarım çatlıyor çatılmaktan hangi devrimcinin memleketi olmuş ve hangi memleket kişiselliğe soyunmuş ya bu baskı ya bu zulüm ya bu kan ve bu ölen ve bu sürünen ve bu kaçak hangisi hangisinin kuluymuş ölmek de zormuş azra, ölmek de zormuş sana ne diyorsun gözlerime çakılıp ben çocukları çok sevdim ve toprak yüzlü yaşlıları dağdaki kekiği düzdeki gelinciği ve bir de kuşları ya kuşlar bir daha uçmazsa azra! sustuğum an kendime yeniğim biliyorsun konuşmak ne büyük beceri hele varsa halinden anlayan dilin dönmez mazluma, elin kalkmaz için yanar, Anka gelir can olur can uçar kuş olur, sen olur, halay olur, yâr olur ya bir de duvarsan azra! gidelim diyorsun! bırak beni gidilecek yolum yok ve umudum ve uyuduğum ve sustuğum ve yorulduğum intihar yüzlü çocuklar doğuruyorum ki hepsi yaşıyor, şiir şiir vuruyor yüzüme bir devrime devriliyorum ölüm muzaffer diyorum ki ölmek zor ve ölmek kolay! ağlamayı yeniden hatırlıyorum gözlerim muzaffer!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.