Otobüs Duraklarında
G
0
Altın Yaprak
otobüs duraklarında seni beklemek
bir fırından çıkacak
sıcak ekmeğin sırasını beklemek gibiydi
ama ne o fırından sıcak ekmek çıktı
ellerimi yakan
ne sen geldin beklediğim otobüs duraklarında
içimi ısıtan
ömrümün kışı içerisinde bir serçe gibi karnım doymadı
bir boşluk doldurmamak için
ağrılarımı doldurdum içime
sancılarımı
sızılarım benle mutlu oldu
ben kanayan yanlarımla saadete erdim
ama seni beklemekten vazgeçmedim otobüs duraklarında
bir şiire başlamak gibiydi seni o duraklarda beklemek
eski şarkıların isimlerini ezberlerken
çiçek adlarını unuttum
ikindi vakitlerinde çıkan rüzgarların
saçlarımı öpmesi bile
kabuğunu koparamadı yüreğimdeki yaranın
ve artık otobüs duraklarında çizilmişti
içinde kaderimi beslediğim yarınım
birkaç maske vardı belki korsanların hazine sandıklarında
ama ben üryandım
ölü bir kelebek kadar suskundum
ömrümün tamamlanmış altıncı gününde
ama ben seni bitmeyen şiirlerdeki
imgelerin gölgelerine sığınıp bekledim otobüs duraklarında
ertelenmiş eski gözyaşlarımı kattım ağıt marka şarabıma
cebimde taşıdığım intiharların hepsini
acıkmış martılara attım
alelacele sevişmeler heybemde kalmadı
muhtaçlığım sanaydı
senin geçitlerin başka sevinçlere çıkıyordu
hiçbir çocuk ölüme benzemezken
ölüm benim seni beklediğim
otobüs duraklarındaki çocukluğumdu
yitirilmiş ülkeler ayrılıkların adresidir
ve yorgun ağaçlar öğlen sıkıntılarında hışırdar
öfkeli seller denizlere ulaşırken
delik damlar gibidir hayatımdaki utangaçlıklarım
kirlenmiş kar tanesi gibi satılırım rüzgara
ve ben seni beklemekten vazgeçmem otobüs duraklarında
yitirilmiş bir fotoğrafımın olmadığı albümlerimi
ayrılışımızın yorgun tüneğinde bıraktım
sitemlere mahkum hiçbir entrika
adımın yazıldığı kötülükleri yok saydırmaz
ve Azrail'in kayıp ilanıyla aradığı bir firariyim ben
adresim meçhulde değil aslında
bakmasını bilen görür beni
seni uğurladığım o otobüs duraklarında.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş