Adı Güzel (Sorgulamın)

G Gürkal Gençay
0 Altın Yaprak
tanrılardan ateşi çal diyorsun... perdeleri örtük pencerene, faziletin parlak totemlerini yıkan çiçekler istiyorsun. ah! “adı güzel” yağmalanmış mevsimler geçer tutanaklarından zamanın. sözcüklerimi ısıtır şarap, saklılığın ateşinde pişer aşım. nikotin yaralı, örselenmiş soluğum gözlerinin “ela”sına binlerce yıllık sürgün hükmünde, anlaşılmaz varlığım. anlaşılmaz yalnızlığım. sızarken iki taş arasından akşamdan kalma kalabalığım. ve ben tanrısızım. ölümlüyüm üstelik... yürek susuzluğumla kundaklanır uykularıma yüzün düşüren yangınım. tanrılardan ateşi çal diyorsun... el yordamı bulunan bir sevdayı, suların mavi tanıklığında “susarak özlüyorsun.” ah! “adı güzel” avcısını yitiren ceylanın yarasındadır sana kulluğum. kaçıncı ölümdür bu geç kaldığım, bileklerimin intiharla kaçıncı oynaşma isteği. ayaklarının altıdır; saçının her teline türküler söyleyen dudaklarımın secdesi. ikiz acılar buluşması dolar, yüzünden süzülen hüzne. hayat sessizce kutsar yasımızı bir derin anne boşluğuyla kendimize yetemeyişin ayininde. asitli sular yürür kendimi vurduğum yollara ve hangi şiire başlasam sökün eder günahlarım senli suskuma. adın dinim, sözün musafım... tanrılardan ateşi çal diyorsun. Zeus'un çelik gagalı kartalı yağmalamış Promete ciğerlerimi, bilmiyorsun. ah! “adı güzel” ölmek daha kolaydır yaşamaktan, acıyan yerlerimi teslim etmek bir mavzer selamına; daha kolaydır. dilim koltukaltından sızan terinin sarhoşluğuna teşne; ölümüm, eksiltemediğim açmazlardan pencerene çiçek açtıracak bahardır. “en sevdiğin ilkyaz çiçeği” neydi? söyle “adı güzel” neydi? bütün çiçeklerimin özü gül, özü tutuşan gün, özü serüvenci bir kandır. şafak zamanı şebneminden öptüğüm, aramızda hep bir buğu mesafesi; adının güzelliği “kırmızı gülün” ondandır... ateştir. yanar bir ışık demetiyle söner, kül olur... ağlama “adı güzel” sus... yüzüm dili lal bir hançer gibi yırtılırken kınında, düşlerinden alevler çalsa Zeus geriye sessizliğin ve fırtınaların izi kalsa da ve boğulsa aynı yanlışı yaşayan iki ayrı ırmağın buluştuğu denizde bir yunus... işte o zaman; kendini ateşe vererek, gözlerinin şehrine gelecek içimdeki Prometeus... 29.Ağustos.2006-Salı / S–20:13 Deniz köşkleri - İstanbul

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.