Otel Odası Sendromu

H Halil Sami Demirbaş
0 Altın Yaprak
Kırık dökük gecelerin yalnız yalnızlık akıttığı günlerden geçtin otel odalarının ortak yataklarında yağmurlar yağdığında dışarıda dolaşıyordu vücudun Sıcacık bir elin ateşi idi aradığın Ama yoktu sokaklarda Sokaklar soğuktu Üşüyordu yüreğin Üşüyordu dünya sen üşüyordun Yüreğindeki ateşin sıcaklığında... Gurbet bir garip vuruyordu Göçebe hayatının duvarlarına Kanlı çentikler doluydu odaların duvarlarında Yalnız adamların yalnız yaşamların Sıradan hayatların akisleri Yapışıp kalmıştı resepsiyonistlerin Gülümsemenin sırıttığı suratlarına, Sen hayatı otel odalarında topluyordun Ama birileri de senin geride bıraktıklarından Okumaya çalışıyordu hayatın anlamsızlığını Gerçekten anlamsızdı geride kalanlar bir anlamsız tarak kalıyordu, Bir tükenmiş traş kremi Bir sessiz parfüm şişesi... Ateşi zayıflıyordu yüreklerin Yüreğindeki ateş zayıflıyordu Oldum zannediyordun ama zaman ilerliyordu ölüme doğru Ve sıradanlaştıkça insanlar Sen kırılganlaşıyordun Başka bir yerde yanıyordu ateş Ve seni bekliyordu hayatın bilmediğin bir noktasında.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.