Serseri Kahır
H Halil Sami Demirbaş
0
Altın Yaprak
Sustum, suskunluğum kelepçe oldu,
Pranga oldu düşüncelerime.
Kendime sorduğum her soru senin için
-Nedense benim sorduğum kendi kendime-
Boğazımda yumruk oluyor artık,
Yutkunuyor yutamıyor ve susuyorum
Suskunluğum içime kahır akıtıyor öldüresiye.
Yaşadığımı sandığım ivediliğine karanlıkların ve aydınlıkların
Kara karanlık suratlarına yılışık aydınlık suretlerine kahrediyorum.
Sevgiyi bu denli tahrif etmeseydin,
Bu denli tarif edilmemiş olsaydı sevgi
Av köpeği sadakatine bürünmek acıtmayacaktı canımı
Ve kahretmeyecektim sadakate,
Ama kahrediyorum kahır ede-biliyorum…
Biliyorum kahır…
Ama artık kırıldı sadakatimin üzerime çöreklenmiş zincirleri,
Bağlanmamacasına kopardım tüm halkaları
Zincir olmaya öykünen…
Sokaklara boyadım kendimi
Kuşlara özgü ürkek özgürlük hissiyle
Boğulmayı düşünmeyerek boyanmaya yalnızlıkla
Attım kendimi yalnızlığın en ücra bir o kadar ışıltılı dehlizlerine…
Ama sevdim yalnızlığı sen gibi
Çok sevdim sevmenin yeni tarifi gibi
Boğulan yalnızlık oldu tenimin renginde belki de ondan sevdim.
Tüm başıboşları başı boşlukları boşluktakileri topladım
Kafamın sol yanında asılı duran ağrıların üzerine…
Islak kaldırım taşlarına ıssız, sessiz geceleri oturttum,
Dizimde senden kalan anlamların anlattığı masalları dinlemeyi öğrettim onlara,
Yalnızlığı öğrettim, kahretmeyi ve senin anlam dolu anlamsızlığını,
Bir de piç düşüncelerimle karanlığın nasıl ışıkla kundaklandığını öğrettim,
Seni sevmemeyi öğretir gibi…
Ne çabuk değişiyor içimde kıyasıya riyakara dönüşen ruhum;
Karşılık istemedim, bedel ödemedim bedel istemediğim için,
Şimdi saçlarımda yalnızlığın eli dolaşıyor senden hatıra kalan
Sensizlikten hatıra…
İstediğim de buydu aslında,
Yalnızlık kaderim olsun, kederim olmasın alın yazımda
Sokakları ağır ağrılı başımı sürükleyerek geçerken
Sırtıma saplanan yaftada tüm hayatımın bakiyesi var
-Yalnız –Sahipsiz –Serseri…
Üstelik ölümlü…
Kahır işte bu yüzden kahır…
Kahretsin….
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş