Bir Tutam Tutku
H Hazal Gürsoy
0
Altın Yaprak
Uçsuz bucaksız bir mavilik olsam, deniz gibi
Deniz gibi kucaklasam kumsalları, masmavi...
Ya da gökyüzü… Üzerimde bulutlar salınsa,
Dünyadaki en özgür varlıklar: bulutlar...
Sarılsam dünyaya sımsıkı, insanlara sarılsam
Gözlerinde masmavi bir umut olsam...
Kırmızı bir sonbahar...
Yağmurlar yağsa benimle birlikte
Ağaçlar kuru yapraklarını bırakıverse esen yele...
Kıpkırmızı yapraklar savrulsa; kızıl bir güneş gibi dünyama doğsa...
Bir deli yangın... Sonbahar olsam ben,
Kıpkırmızı alevlerimle insanları ısıtsam...
Ben İstanbul olsam...
Sonbaharın gelişini seyretsem Gülhane'mde
Haliç'imden geçen gemilere yağmur düşse
Islansa hafif hafif balıkçılar...
Masmavi deniz dalgalansa köprülerimin altında
Beyoğlu, Taksim... Kalabalığın sıcaklığını hissetsem kollarımda...
Işıltılı gecelerde bir şiir gibi seyretsem kendimi aynada...
Evet, bir şiir...
Nazım Usta'nın Bursa'da, hapiste kaleme aldığı bir şiir olsam...
'Sevdalınız komünisttir
10 yıldan beri hapistir
Yatar Bursa Kalesi'nde.'
Duvarında Piraye'nin eski bir resmi,
Pencereden bakıyor Nazım
Dudaklarından dökülüversem...
Heyecanlanıp daktilosuna koşsa,
Elleri öyle harflere dokunsa ki,
Nazım bir gece vakti beni yazsa...
Sonra bir kış vakti,
Nazım'ın penceresinin önünde açan bir kardelen olsam...
Nazım Usta'nın hapiste yıllarca göremediği,
Özlemini çektiği bir kardelen...
Soğuğa, tipiye inat başını dimdik uzatmış göklere,
Güçlü, umutlu bir çiçek; tıpkı Nazım gibi...
Memet gelip koparsa beni,
Nazım'ın yıllarca çektiği o hasretin büyüklüğüyle,
Onun ellerinde solsam…
Ve yeryüzüne bırakıversem yüreğimden,
Bir tutam tutku...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş