İcadiye Tepesi'ne Rokoko Hitap

H Hüsrev Hatemi Hüsrev Hatemi
0 Altın Yaprak
Kandilli Bahçe civârında, Hicran nâmına inşa olunmuş, Nev-icâd kasrın kandilleri Bir anda yandı idiler... Yüreğimin doruğundaki rasathane, Bir bulut şekline girerek sizin, Gitiğinizi henüz kaydetmişti ki; Bir Frenk Madam, şapkası siyah tüllü, ''Monte Griso'da neler oluyor Tanrım'' dedi Uzun, soluk yüzünde, Birer faltaşıydı gözleri... İcadiye'de birşey olduğu yoktu O gri dağda âh Grili Çocuk, Fatin bir râsıt gibi elem, Sizi izlemekteydi, hâdise bu. Siz epeyce mesafe katetmişken, Elem, rasat mahallinde, mağrurdu. Bense tırmanıyordum ona doğru. Tek gerçek, tepedeki hindibalar, Plantagolar, çamlardı bir de Siz bile gerçek değildiniz.... Ey Azizem niçün halkedildiniz? Hem, affınızı reca ederim ama kimdiniz? Sinâ-yı kahra ayak basmamışken Hâşim Bey, henüz Monte Griso'ya doğru yükselerek, Oradan... Oradan kaybolmayı, Kimden öğrendiniz? Dağlara dayanmazken eninime, İcadiye nasıl tahammül eder Çocuk? Cevabı mümkünse lütfediniz.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.