Yalnızlık

İ İsmail Bingöl
0 Altın Yaprak
Akşam olur, gün çekilir penceremden Sessiz bir rüzgar eser içimdeki seherden Bir el yakar, gecenin loş ışıklarını Çekilir el ayak görünmez bir canlı kul Özünü sevdiğim dilber Burası Anadolu'dur Bir el şakağa dayalı Bir elde Ne zaman söndüğü bilinmeyen bir sigara Yerlerde İsli lambanın ışığında Parıldayan küller Ağızda susmuş dil Köşede paslı teneke Kirli ve buruşuk bir mendil Dağınıklık içindeki oda gibidir beynim Başlar zonklamaya Düşünce bir mıknatıs olur Çeker beni kendine Her geceki yerinden yeniden başlar Zihnimdeki beni ezen işkence Arada Bir uluma böler bu boşluğu Saatler yıl olur, gelir oturur içime Geçmişim sisler ardından Elediyor bugüne Yalnızlık artık bir sevda oldu benim için Hani derler ya Gözden ırak, gönülden uzak Ne bir kapı tıklaması, ne kimseden bir merak Dönerken bu çemberde duyarım Fuzûlî'yi Maveradan seslenir ve bana usulca der ki: 'Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-ı sâbadan gayrı'

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.