Özlemin Doruğu

K Koray Demir
0 Altın Yaprak
sen hiç hatırlanmayı hatırladın mı? sen unutmayı hatırlarsın unutmamayı değil çünkü sen hiç hatırlamadın sen hiç anlamadın beni anlayamadın sen sadece yıktın... ve gittin hatırlamak da bana kaldı unutmamak da ben artık özlemiyorum seni çünkü artık özlemin doruğundayım ve buna özlemek denmez buna denen yıkımdır, yıkılmaktır artık özlemin sınırındayım ve bundan sonrası yok burası son durak dayanamıyorum artık artık ulaşamıyorum özlemeye ben artık özleyemiyorum oysa ne güzeldi o günler o hatırlamadığın günler bakışların vardı sonsuz bir okyanustu sanki ne kadar kürek çeksem de, hiç bitmedi ve dalınca içine gözlerinin bir daha çıkmak istemedim yukarıya nefes almaya sonunda boğulmak olsa da, ölüm olsa da ölüm senden olduktan sonra zaten ölüm ölüm değil bu başka... bakışların vardı ya sanki konuştuklarımı anlamıyordun sanki başka dillerde konuşuyorduk ve sen duymuyordun sanki beni ve sanki anlaşamamamız seni çekiyordu sana komik geliyordum belki de sen sadece bakıyordun hiç bir şey konuşmasan da sanki bir şaheseri izliyor gibi ve bir daha görmeyecek gibi sen sadece bakıyordun öylesine bakıyordun ki şiir gibiydi bakışların ya da gecenin ürpertisiydi kumsala vuran dalgaların huzuru ulaşılmazlığın çekiciliği bilinmeyenin çekici gizemi vardı bakışlarında öylesine bakıyordun ki bana o bakışların yeri bambaşka ama geçti ben artık özlemiyorum çünkü özlemin doruğundayım sense hep mutluydun ben mutlu olmasam da ben seninle yaşamı yaşamak isterdim ama yaşam bizi yaşadı galiba ve paylaşmak isterdim hayatı seninle kumsalda yürümek elele ve batışını izlemek güneşin yüreğin yüreğimde saymak bir bir yıldızları seninle ben hep seni saysam da yağmur yağarken boşalırcasına gökyüzünden aynı şemsiyeyi seninle paylaşmak yerine ıslaklığı paylaşmak seninle yağmurdan saklanmak yerine üstüne gitmek hayata rest çekercesine dans etmek seninle sadece rüzgarın sesiyle gözlerini kapatmak ve bırakmak kendini rüzgarın önüne ve asla bırakmamak seni hasrete gurbete sımsıkı sarmalı seni ve bağlamalı ellerini ellerime hani var ya yaşamak da seninle ölmek de bir ömür seni özlemekle geçse de razıyım seni bin ömür özlemeye özlemek de senden olduktan sonra özlemin içinde sen olduktan sonra ben buna özlemek demem bu bambaşka... sen bana özlemeyi ve önceki özlemlerin özlem olmadığını öğrettin sen gidince anladım ki hiç özlememişim daha önce adam gibi özlüyorum sanmışım özlediğimi sanmışlığı yanmışlığımla anladım bir de yıkılmışlığımla, yanılmışlığımı ama sen bana özlemin doruğunu anlatmamıştın söylesene bu dorukta tüm doruklar gibi yani bıraksam doruktan kendimi düşene dek... tüm yaşadıklarım ve seninle yaşamadıklarım geçer mi gözlerimden, film şeridi gibi ya da açsam kollarımı uçtuğumu hissedebilir miyim yüzümde hissedebilir miyim rüzgarı, ya saçlarımda bu dorukta görebilir miyim sonsuzluğu haykırsam sensizliği geri yankılanır mı kulaklarıma ve yakın olur muyum bulutlara yıldızlara dokunabilir miyim özlemin doruğunda öyle değilse anlatsana ne bu allah aşkına sen giderken benim bakışlarım ıslaktı seninkilerse hep aynıydı gece yarısı boş sokak lambaları gibi dünya yalan ya... seni çektim içime sensizliğin sarhoşuyum şimdi dönen başım değil dönen yalan dünya ben artık özlemiyorum çünkü artık özlemin doruğundayım bu özlem değil bu başka...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.