Her zerresi bir âlem, dokunmuş kanaviçe Yoklukta varlık sırrı, gündüzden çıkar gece! Kainat kitap gibi; her satırı Hakk!.. derken;…
Zonkluyor şakaklarım; dertlerim, hece hece... Ne gün? Nasıl? Ne zaman? İç içe bir bilmece Gözlerim AKDOĞUŞ'u bekliyor gündüz gece…
Hulûsi halaskâr kul; ilim, irfan lebâleb Dilinde; Emr-i Hakk var, hâl-i tavrında edeb Lâ taknetû sırrında; mürşid visâle sebeb!…
Aslanlara hükmeder... Keneflerdeki fare Yahudi sultasında...…
Bir nesil yetişiyor; Kur'an ile tanışan Sîmalarda hakikat gamzeden kutlu nişan Şimdi korksun kafirler, şimdi küfür perişan…
Reh-i sevda diyerek; girmiş isen hakk yola, Yol "Sırât-ı müstakîm" takılma sağa sola. Sadâkat ve hasbîlik, hakk yolunun esası…
Bülbül olup, kaybolan güle ağlamak Çaremidir? Bilmem... kara bağlamak Kanayan yüreği... korla dağlamak...…
Dertler dizi dizi; iş sıra sıra... Herkes gülüyordu, bakıp bunlara Kıştan sonra bahar! dedi; inandı Kanmadılar tipi, boran ve kara…
Köylüde sakal, şalvar! ne suç olur ne günah Lakin üniversitede baş örtmek mi? Kur'an kursu açmak mı? Anlamadıkça oku!…
Aşk ateşi gözde pınar Sîne sevdâ ile yanar Rabb kulunu dâim sınar Coşmak gerek taşmak için…
Gençliğimin beyninde; fikirler alabora Şehvet öldüren zıpkın, nefis can yakan kobra Simalar hep yalancı,gülüşler aldatmaca…
Su akmaz, çeşme kuru, toprak semaya inat; Döndüm geriye baktım; zâyi olmuş bir hayat... Nice suç, nice cürüm... İlâhi! bittim gayri…
Gözde damla damla şule olmuş yaş Derinlik... kalp ile akılda savaş... Uykuya hasretlik rüyaya özlem Saçta beyaz kıllar, ilerliyor yaş…
Yanıyor Bosna-Hersek, her yan kan gölü olmuş Kesmişler dallarımı; yaprağım, gülüm solmuş... Avrupa ortasında, vampir misali vahşet...…
Zerre kürreye gebe, gündüzde gizli gece Varlık; O'nu haykırır; Bin mânalı bir hece Çoklukta teklik sırrı, kâinat bir bilmece…
15 / 16 gösteriliyor