İçindeki Mülteci

M Mehmet Avcı Mehmet Avcı
0 Altın Yaprak
Tenine hasret bir yolculuk bu Yokluğun ufkumu çepeçevreliyor Deniz suyu gibi dağınığım hasretine dokunmuş Parke taşı kaldırımlara düşen her gölgede seni aradım Deniz suyu dokunmuş tenin yosun tuttu Ve kabuk bağladı külleniş yaralar Uzak yollara inat gergin tenim Duvara düşen kendi gölgemin bile resmi değil Düşen bütün hayatlar avuçlarımda bir su damlası Tuzu ayarsız gözyaşları yaralarımda sancıyor Bir dilim ekmeği ikiye bölüp yemek kadar sıcaktı gözlerin Büyük kesilen parçayı bütün açlığıma inat sana sunmak kadar özledim Beyhude bu koşuş bu yol çıkmaz biliyorum Ellerini garda bırakıp Gözlerini otobüs camından anımsıyorum Hep hüzzam kokulu sözler yazıp Hep vanasını açık unutuyorum kaynağı bitmek bilmez gözlerimin Ağrı dağı gibi efkar basıyor Duman bürünüyor başım zifir oluyor kar yağan saçım Ne varsa hep buz kesiyor beynimde acıyan kanayan Ne varsa sana ait içerimde bir bir diziliyor vebal gibi boynuma geceleri Her kapattığım senin yarana tuz basıyorum Kör ediyorum gözlerimi kan kırmızı güllerin dikenleriyle Artık bitsin bu zulüm Uykusuz gecelerime isyan çıkaran gözlerim kendi topraklarında rahatlasın Yüreği kanayan yüreğim sarmaya başlasın kendi yaralarını Artık zamansız susuşlardan vazgeç Bir yola bağla sende yaşlı gözlerini camlardan kurtararak Ölümüne isyanlar yarat kendi teninde Tenime hasret ne kadar ter varsa kopar at Sınırlarını ihlal etsin bırak içindeki mülteci Tel örgülerde elbisesinden bir parça unutsun Ama sen unutma dağlar kadar efkarlı sevdamı...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.