Sen Yoktun
M
0
Altın Yaprak
Sunu;
Sen içimde bir yerlerde inatla öldürmektesin kendini,
Akşam, ıtırlı bir şarap tadıyla seni kanatmaktadır katar katar giden kuşların saklı umutlarında,
Ölümsüz bir aşkın matemini tutar gibi, gün giyinmektedir geceyi,
Saklı boğuntularıyla, eskimiş bir kapının gıcırdayan sesinde
Seni çıkagelmiştir ayrılık…
Sinan ELDEM
I.
Üşüdü çırılçıplak yüreğim
Sere serpe bıraktım sokaklarına
Ağladım yapayalnız yağmurlar yağarken kurak topraklarıma
İnadına ağladım sen yoktun
II.
Çay demledim her " demki gibi her dem kapkara
Sigarayı bıraktım sararmıyor parmak aralarım ve zehir zıkkım kokmuyor artık
Bir dilim ekmek yok artık soframızda fazladan ve senin tabağın eksik
Eksilttik evimizden bir köşeyi bir taraf hep yasta, sen yoktun
Gözyaşlarım oluk olup akarken ellerin yoktu
O öpülesi sımsıcak dost elin
Hasretim
Sen yoktun…
III.
Köşe başı yalnızlıklar sardı her yanımı
Her köşe başında sen kaldın kaldırımlarında memleketimin
Her kaldırım taşında ayak izlerin
Hepsini bir bir saydım ama sen yoktun
IV.
Eylül sohbetleri dizilir oldu boğazıma
Eylül yağmurları gibi akıp giden Eylüller yaşadık sımsıkı omuz omuza
Sokaklarımı kirletti bu kez Eylül senin izlerini aldı gitti memleketimden
Bu sancılı gecelerime inat sen yoktun
Gitmek değilmiş çözüm aramak dertlere
Oysa bütünüyle kaçmakmış gitmek
Gittin işte gittin de ne oldu sanki
V.
Gecesinde boğulur oldum karanlığın
Haritamdan sildim bir şehrini daha
Ve sildim takvimimden bir ay'ı daha bir ay adı Eylül
Her yanı hüzün her yanı acı her yanı talandı,
Dedim ya ulan dedim ya yalandı
VI.
Firari yüreğim artık bende değil kendi dertlerimin gölgesi bile yok artık gönül kıyımda
Şimdi yaşanacak bir acı varsa bütünüyle sanadır kanayan yüreğimden
Sigarayı bırakalı beridir senin açtığın yaralara basar oldum tütünü
Dost sancısı daha zormuş hele yanında olmayınca dostun
Ağladım her gece senin acılarına sen yoktun
VII.
Bu kaçıncı gece oldu bilmiyorum ağır darbesini yaşıyorum ayrılığın
Kaçıncı kezdir yazıp yazıp siliyorum kaçıncı kâğıdı paralıyorum bilmiyorum
Ve bilmiyorum senin gözlerinden süzülen yaşlar kaçıncı vuslata şahitlik ediyor
Bende burada işte hani şu küçük şehirde seni anıyordum sen yoktun
Bir yüzüne hasret değilim artık dost yüreğine değil artık bir
Aramızda kıvrılıp geçen yollara inat anımsıyorum yüzünü
Ayrım sıyorum ağlamaların gülmelere olan kastını
Ve anlamıyorum yalanın gerçeğe verdiği acıyı
IX.
İşte bak karmakarışığım kör düğümüm
İki bilinmeyenli bir aşkın tek şahidiyim
Vebali ağırdır aşkların kaç gözyaşı temizler beni
Ve kaç gönülle sever seven seveni
Parçalanıyordum sen yoktun
X.
Perde çektim artık bütün Eylüller üstüne
Nasıl bulut kapatırsa güneşin aydınlığını öyle kapattım eylülde ayrılıkları
Ve bu aşkın gözü yaşlı sayfalarına ihaneti işledim
Ama sen yoktun.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş