Sevdam ( Deneme)
M
0
Altın Yaprak
Seni ben sevgisizliğin kalbinden söküp aldım. Şimdi küçük mutluluklar hakkım değil mi? Büyük mutluluklar sunarken, küçük şeyler için altüst etmene bir anlam veremiyorum. Senin için bütün imkânsızlıkları imkân yapmışken, nedir bu imkânsızlığı ağzına dolaman? Sana her şeyi sunmuşken adamlığımı ve en önemlisi yüreğimi bunca açık seçik sunmuşken nedir bu korkuların benden, neyin esiri ediyorsun bizi biliyor musun? Saçma bir korkunun. Hak etmiyor sevgim böyle pervasızca iteklenmeyi, sevdim en adam akıllısından, küçük bir kir damlamışsa sütten beyaz sevdama al sevdanı düş yollara…
Biliyorsun sende seni günahsız sevdim, leke sürmedim zerre kadar. En büyük inancım sen olmuşken bunu bize çok görme, küçük bir cam kenarı mutluluğundan öte değil, seni bir tek yorgun akşamlarda sarıyorum, ama sen kanıyorsun içimde durmaksızın. Sızım bin yıllık bir özlem, gölgen bedenimde 9 şiddetinde ki deprem. Bırak bir kenara küçük şeylerin ardı sıra gitmeyi, sana kocaman bir yürek vermişken. Seni hiç kimsenin sevemeyeceğinden çok seviyorken ne olur sahip çık, tut ellerimden. Ben yolumu hemen yitiren, hiç büyümeyecek bir çocuğum. Ki yanında büyümek istemiyorum. Öyle güzel seviyorsun ki beni çocuk halimle seninle şımarmak bir oyuncağı hiç kimse ile paylaşmamak gibi onu verici. Bir gün dersen, hani aklının bir köşesinden geçirirsen; acaba sevdi mi beni diye? İşte o gün bil ki bir deprem gibi düşecek üzerine sevdamın vebali. Sen artık senin değilsin, sen artık bir başka toprakta yeşeremezsin. Ben ki seni solmuş bir gül olarak alıp ektim topraklarıma, şimdi mis kokarken tenimde, senin benden bir adım öteye gitmen intihar olur. Sen gidersen benden bil ki tüm çiçeklerin sonu olur. Durmadan, bıkmadan, usanmada beni kovduğun yolda bil ki bensiz solmaya yüz tutan bir çiçek gibisin. Bir tek gün bile ne olduğunu bilirsen bensizliğin, inan ağzına bile almaya korkarsın.
Ne kolay beni senden göndermek, oysa "et tırnaktan ayrı düşer mi", çıkar mı kök topraktan? Beni sensiz seni bensiz düşünebilir misin? Ayırabilir misin bizi bizken. Sen hatta ben yapabilir misin? Ne kadar acıtıyor değil mi söylerken bile. Kocaman bir sevdadan bahsediyorum sana Leyla'nın giyindiği bütün ihtirasları da giysen üstüne yine Mecnunun olmaya devam edeceğimi bilmeni isterim. Ama yorma, incitme, itip kakma sevdamı. Sadece yorgunum, hayatın oyunlarının omzuma yüklediği yükten. Sevdanın değil, hayatın hamallığından. Bıkkınlığım değil, sıkkınlığım değil, sapkınlığımsın. Bildiğim her şeyi bir kenara bırakıp sadece senin ardından gelmem gerektiğini düşündüren sapkınlığım. Özledim, çok sevdim ve şimdi nefes alış verişini duymaya bile hasretim. Kolay mı sanıyorsun sensizliği, değil. "Sen hiç sensiz kalmadın" zira. Ama ben bunu her gün bir mahkûm gibi yaşıyorum. Cezam ömür boyu seni görememek. En çok içimi acıtan da bu, en büyük korkum bir gün yine ellerinden tutup öpememek, bir gün gözlerinin içinde kaybolup gidememek, bir sokak boyu koca şehirde sadece biz kalmış gibi seni yaşayamamak. Ben duygu yüklüyüm çok'um, o kadar sen'im ki ben ben değilim artık. Ve anla sensizliğin bende ki tahrifatını, anla ne kadar anlamsız kaldığımı…
Ağrı ·
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş