Hudut Asker Şiiri

M Mehmet Şamil
0 Altın Yaprak
omzumdaki rütbenin aksayan lisanıyla terhis ediyorum eskiyen günlerimi çöktüğüm toprakta devrilen dünya doldurup boşaltıyor silahını sabrımın ayak direyerek geçmeyen zaman hep sahih ve kaygısız esas duruştur şimdi hasret esenliğinde kibrim namluya sürgün kimse anlaTmayacak dağlara. çıktığımız postalımda dar şafak aksak bir ritim oluyor uyku gece bitmeden sabah oldu koğuş kalk pas ve küf kokan çayda yorgun düşen kalbimdi sipere gizlenen bir çocuk yüzü ölüm esneyen rüzgara aldırmadan sokulan bir iki üşüdüm / üç dört sevgilim beni ört patikada kaybettim izini son güneşin kar düşüyor kalbine gözyaşlarının sabır çölünde sürünen dudaklarımdı yaka cebimde taşıyorum parmak izimi hatırasına sığınan bir yaprak gibi ve bayrak gibi dalgalanarak hudut boyunca nişan aldım yalnızlığa gez göz arpacık elmacık kemiği bakışların omuz ağrısı ve zulamda bitmeyen hayaller sevgilimdi

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.