Yasaklanıyorum Ya Da Saklanıyorum

M Melek Zeynep Bulut
0 Altın Yaprak
Bu hasret burada bitmeli Kıyamet gibi karşımda duruyor her sabah İki kaşımın ortasında yani Hilali bir tutkunun sabahın da Kavuşmuyor ellerim Ölümsüzlük değilse de yalnızlık Korkuyorum Bir şey var acıdıkça çoğalan Çoğaldıkça acıyan bir şey Kafamı duvarlara vursam da İçimden çıkmayan bir şey Bilsem de, bilmeyen için Soruyorum Ellerimi bırakıyorum ırmaklara Parmak izlerimin kusurunu gizliyorum Oysa bakışlarımdan biliniyorum Geceye yakındır duruşum Kalemi tutuşumdan belli Yasaklanıyorum Ya da saklanıyorum Kelimeleri yutkunuyorum birer birer Susuyorum... Nasıldı yaşamak Sapantaşlarıyla uyanmak mıydı bayramlara Yüzüne doğru açmak mıdır ellerini bir imsak vakti Gökyüzünü basar gibi sineye Yanmak mıdır Kınanmış bir düşün peşinde yarınlara uzanmak mıdır Bilmiyorum... Sessizliğini dinliyorum duvarların Kıskanç öykülerini ve masallarını insanların Taşın yardığı başları Bir de taşın sardığı bağırları Başımı yaslıyorum taşlara Bir tek onlar tutuyor yumruklarımı Tesbih gibi diziyorum acılarımı Ve kartpostallarını umutlarımın Bilinmeyen adreslere yolluyorum Ümit ölmeden bitmez diyerek Besmeleyi çekip kınından yeniden başlıyorum Bir semazen misali aşkın yörüngesine doğru Bir NEY'in sesiyle Bir Ben Sana doğru Dönüyorum... Dönüyorum... Dönüyorum...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.