Bütün Işıkları Yak

M Meral Vurgun
0 Altın Yaprak
ölüm yakarken aksini kendi aynasında sen kabına sığmayan bir yürek taşıdın avuçlarında tekin değildi... fırtına borandı Aralık delikanlı bir ay doğardı geçtiğin şehirlere silip süpürürdü yapışıp kirlenmiş ne varsa sana göre değildi terkedişler gittiğin gün doğurmuştun aşkı ilkel çağlardan kalma vahşi düşler yalayıp geçerdi alnın şakını rüzgar okşardı ellerini göğüs kafesinde bir çılgın tay dörtnala koşardın derin soluklarla içine çekerdin gökyüzünü deniz olurdun hırçın mı hırçın eski bir efsane gibi aşıp çağları gelmiştin şimdi beklenen günün damla damla suretini döküyor toprağa yağmur hangi Tanrı'nın günahı bu kan bu çığlık hangi arlanmaz İblis'in suçu geçmişini savurmuş ihtiyar dünya eflatun sayfalarda puslu tarih sunmuş soframıza artıklarını analar acı büyütüyor rahminde kan içinde, nar içinde yanıyor cenin türküler yakıyor susuz, ölü bir embriyon kurmadığı hayallerinde söylesin dinlesin diye yarının çocukları son yağmurları bekliyor toprak sunmak için bereketini sofralara son ışıklarını biriktiriyor güneş ve "büyük insanlık" son taşlarını örüyor sabrın bütün ışıkları yak! ... patladı patlayacak pimi çekilmiş umut patladı patlayacak artık kabına sığmayan yürek...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.