Kalbini Yaşanmamış acılarla kavuran Kitaplar okuduğunu gördükçe İncinirim...…
Asıl adı Metin Önal(1962'den beri soyadı yerine Mengüşoğlu) . İzzettin Hanifi imzasını da kullandı. Rukiye Hanım ile Devlet Demiryolları memuru Nuri Önal'ın oğlu. Mengücek soyundan Halil Bey'in torunudur. İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır ve Malatya'da tamamladı; 1978'de İÜ Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1980'den beri ticaretle uğraşıyor. Dal ve Çile dergileri, ile Kelime dergisini çıkardı. TYB üyesi. Bursa'da yaşıyor; evli, iki çocuk babası. İlk şiiri 1964'te Yeni İstiklal'de çıktı. Ürünlerini Türk Yurdu, Hareket, Aylık Dergi, Varide, İktibas ve Umran dergilerinde yayımladı. Sanat anlayışını 'rasyonalizme yakın/yatkın ve radikal' olarak niteliyor. Genç yaştaki oğlunu kaybetmesi şairi derin acıya boğdu. Mengüşolu, güzel şiir okumasıyla da ünlüdür. İlk şiiri 'Unutmak' Yeni İstiklâl'de çıktı (1962) . Şiir ve hikâyeleri Yeni İstiklâl, Türk Yurdu, Fikir ve Sanatta Hareket, Aylık Dergi, Çağrı, Defne, Deneme, İslâm Medeniyeti, Millî Gençlik, Kriter, Kelime (Kendisi çıkardı, 1986-1987) dergilerinde yayınlandı.
Şiir
- Ben Asyalı Bir Ozan (1983)
- Çamurlu Irmak (1986)
- Hayatımın Bahanesi (1993)
- Sevda Söze Dönüşmez (1998)
- Hikâye
- Gâvur Kayırıcılar (1973)
- Dr. S (1986)
Roman
- Yerler Mühürlendi (1996)
Deneme
- Ağabeyime Mektuplar (1995)
- Kimliğin Fotoğrafsız Yaprağı (1999)
- Harput Şehrengizi (Hatıra-deneme, 2000)
Metin Önal Mengüşoğlu şiirleri
1. kim bilir bizim bildiğimizi suratımızda maske kitabımızda yalan yok…
Birbirleriyle mahsus kenetlenmişler Kimsenin geçtiği yok Şefkat istasyonu'ndan Vurgunda balıklar böyle sıklaşır Sağanak altında kuşlar kuzular…
I nerde bir boş tarla bulsalar koşup oraya mabetler dikmek için yine de makbuzlar bastırılır…
Bir zamanlar ezanla uyanırmış ahali, Ne rutubetten şikayet Ne ağız dolusu küfür Ne başucunda nöbeti…
Memnunluğu hep güze mi rastlar halkın, Kökü çürümüş yapraklar gibi…
Kolsuz ve düğmesiz ve sağ göğsünde bir rozet deliği olan Frenk gömleği, Bekâr terleriyle sırılsıklamdı, hayata acemi erkeğinin, Ah gülüm, onu kanla ıslatmayı becerdiğim gün artık n…
kendi ağzın nerde güzel kız o kızıllık nedir öyle…
Hepsi biribirinden eski Hepsi biribirinden çağdaş…
Elli yaşındayım ne uzun zaman Kaşlarım döküldü bıyığım beyaz Kim der ki geçmişi kurcalamadan Atılan hiçbir ok menzili bulmaz…
Ne kadar mutlusunuz şimdi kimbilir ada'da üç aylık evinizin geniş balkonu bir yandan denize bakar karanlık, sakin müzikal bir hışırtı içinde sadece.…
Bir ellerinde anahtar ve kelepçe diğer ellerinde her çağın maneviyat simsarları…
Kaş çatarım düşmanıma, tanklarına taş çakarım Ustam beni eve yollar, küçük kızına bakarım Adım Ali; Ramallah'tan.. Cenin kampına sürüldüm İşe giderken canlıydım, dönüşte tel tel dö…
Eskiden bir adamın ince olan yüzü sonradan toparlak-…
Çok mu belkeyeceğiz vezirim Ne bir sultanı kundakladı büyücüler Ne bir padişahın ölüm haberi Payımızı almak için ulufeden…
15 / 17 gösteriliyor