Sonsuzluğa salarken adını, Damla damla sensizlik düşüyor avuçlarıma. Köze dönüşüyor küller.…
İsimsiz bir öyküdeyim İki baharı göğüsleyen. Bir sayfaya düşen ilk harfler gibi…
Efkarlı bir geceye yarenlik eden fincanın Dibine çöken hüzün tortusunun Birazı sen, birazı ben..…
Kentin bir ucunda can kırıklarıyla bir kadın, Diğer ucunda yorgun, esmer yüzüyle bir adam. Gün kırmızıydı.…
Düş aynası düştü yere. Tuzbuz oldu tüm gerçekler.. Renklerini soyunurken kelimeler, Bilindik bir güftenin…
Tenime sinmiş bir gece, Geceye süzülen kopkoyu bir yalnızlık, Bir de burcu yıkık bir aşk Gün dönümünden kalan gün artıkları..…
Gözlerim dalıp giderken göğün en derinlerine Katran karası saçlarından tutunuyorum geceye Bir aşinalık var evveliden..…
Şafak sökerken diye başlayan şiirlerle Sevgilinin güzelliği resmediliyor şafağın alacasına.. Gündüz besteleri, ağıta dönüşüyor o vakit.…
Ah gözleri umut diyen çocukluğumuz Kim hasret düşürdü geceye? Şehrimizde koptu fırtınalar.…
Gözden süzülen gözyaşının kuytusundayım. Kuytulandığım damlanın aksinde seni, Dar vakitlerin karanlığında kendimi arıyorum. Bulamıyorum..…
Ne zaman düşsen aklıma Gün geceye dayanır birden. Ağırlaşır gece. Varlıkla yokluk arası eser hava…