tut ki şiirini ben söyledim efsanemizi kim yazacak dörrt yöne savrulmuş mektuplarımız…
bir gulyabanidir aşk görüldüğü yerde vurulmalıdır vuhuştan sayılmaz merhametlidir yabani…
saat bir biraz erken geldiysen de bu kez hoşgeldin Eylül…
bütün çıkmaz sokaklar kör caddeleri bilirim aşk gibi intihar…
bir kefede evren ötekinde ben insanlığın acısı…
az sonra beni çağırırlar buralı değilim yanımda memleketimi bildirir bir belge getiremedim…
eyyub sahifesinden başladım yüzlerim ya çok düzgün ya oldukça çarpık…
asolan gecedir aldanma gündüzlere o mübarek yıldızlar güneşler ki kendi ateşleriyle aydınlatmışlar…
söylemedi deme gidiyorum geldiğim yere arkama çalı toynaklarıma telis bağladım…
beni gören alelacele dolaşan ayaklarımla sokaklarda bir yerlerde birileri bekliyor bir yerlere gidiyorum sanır…
öyle fazla başlamışım ki bitmez o kadar çok bitirmişim ki başlamak mümkün değil…
gün batar kuşlar dönerdi seherler adama namaz kıldıran ihtişamını yitirdi…
'Hiçkimse bana göre yaşamadı benim için sebeb-i intiharım budur" diye yazmıştım…
Kolsuz ve düğmesiz ve sağ göğsünde bir rozet deliği olan Frenk gömleği, Bekar terleriyle sırılsıklamdı,hayata acemi erkeğinin, Ah gülüm,onu kanla ıslatmayı becerdiğim gün artık ne…
hükmü mensuh tilaveti baki kıyamete kadar bütün şiirimin…
15 / 19 gösteriliyor