Oysa

M Mustafa Katlanç
0 Altın Yaprak
Islanıyorum... Galiba, yağan bir ahmak ıslatan. Bir bir öpüyor yağmur damlaları pencerelerimi. Çaktırmadan, siliyorum penceredeki damlaları. İçerdemiyim yoksa dışardamıyım, bilemiyorum. Ama... Islandığım... Dudaklarımda yalnızlıktan arakladığım bir ıslığım olduğu kesin. Yürüyorum yavaş yavaş, Yalnızlık beni görmesin diye, pusuyorum montumun içine, iyice. Farketmiyor bile yalnızlık beni, Oysa öylesine belirginim ki, Öylesine kimsesizim ki... "Hayret bir şey!", diyorum. Bir deniz kenarında, bir bankın üzerinde oturmaktayım. Yüzün yansıyor denizin üzerine. Sesin karışıyor dalga çığlıklarına. Susuyorsun birden, sanki "Sen Konuş", der gibi. Bu suskunluğunla hatırlıyorum hiç deniz görmediğimi. Gülüyorum bu halime, desteksiz hayalime. Yetmiyor, bir daha gülüyorum ve işte bir defa daha... Sarıyorum kazazede hayallerimin yaralarını, Sarılıyorum kendime, hayallerime. Oysa ben sana hiç sarılamadım ki!.. Her şeyi unutup, bırakıyorum kendimi dalgalara... Seni bulmak arzusuyla. Öpüyor dalgalar vücudumu. Boğuluyorum... Boğulurken bir düşünce takılıyor boğazıma, zor-güç heceleyebiliyorum: Ben se-ni hiç öp-me-dim ki!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.