Gayb'a Ve Kayb'a Dair...
M Mustafa Nazif
0
Altın Yaprak
gayb'a dair düşler kuruyorsun. ki
umuda dair bütün yeminleri soluyorsun.
nûn'a ve kalem'e andolsun: gayb'a ve kayb'a dair
ne varsa hepsi bizimdir.
diyorsun ki; yûsuf'u arıyor yâkub
ince bir gömleğe yüzünü sürmüş. hasretle
çiselerken yağmur, yüzünde damla:
titriyorsun, ıslak ve ince bir deri içinde.
ağlama demiyorum, ağlamalısın.
belki de en girift düşleri kurmalısın.
gayb'a ve kayb'a dair bütün herşey,
kurgulayabildiğin kadar senindir.
boşalan bir beyin mi; yoksa gitgide dolan
koca bir sünger mi. söyle sufi:
sıksan ne çıkar içinden gayb'a ve kayb'a dair?
haydi, sık, sıkabilirsen.
ibrahimi görüyorum; yakan ve ibrahimi
bir o kadar ibrahim yapan ateşin içinde.
ağaçlar dal dal seyrine dururken; bütün sihirleri
bozuyorsun; gayba ve kayba açılan pencerenden.
dikenli telleri düşlüyorsun; ya da
telli dikenleri. bir soluk seyrederken alemi,
bir ağaç kuytusunda; sessizce izle:
bir şair, ağaçların fısıltısını dinlemekte.
gayb'a dair düşler kuruyorsun,
titrerken bir ıslak deri içerisinde; ey dost,
bütün girift düşleri -ve cümleleri- kurmalısın
şimdi söyle, boşalan ve dolan nedir?
ibrahimi seyret, ateşin güle döndüğü yerde.
yorulduğun yerde otur ve dinle:
koskoca bir ağaç, sana seslenmekte.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş