Gece, Adam Ve Sevdası
M Mustafa Nazif
0
Altın Yaprak
bir soluk mektup,
karanlıkta yazılmış.
kalem,
bir yazar bir yazmaz.
besbelli bitmeye yakın.
yıldızsız bir gecede daha bir karanlık,
daha bir yalnız akşamlar.
dalgaların vurduğu kıyılar uzakta,
martıların unutulmuş çığlıkları,
kabaran denizlerin olmadığı bu şehirde,
bir adam;
en az gece kadar yalnız.
saçları uzun, hafif dalgalı.
gözler yalnızlığı kadar yaşlı.
dudaktlar ise gözyaşı kadar ıslak.
besbelli ağlıyor,
ama kimse görmüyor.
bu şehirde bir adım kadar yakın insanlar
ve en az bir deniz kadar uzak!..
bir o kadar!
işte bir o kadar karanlık
ve keşmekeş sokaklar.
kıvrılıyor
ve bir daha kıvrılacak!
duvarlara haykırıyor adam;
söyleyin bana!
söyleyin; nerede bitecek kıvrımlarınız!
yoruldu ayaklarım,
dizlerim titremekte.
çıkmayacak mı sokaklarınızdan,
gözyaşlarımı silecek bir el!
ya sevdiğim?
hangi kıvrımın hangi köşebaşında.
hangi apartmanında oturmakta,
ismini bile bilmediğim sokağınızın?...
söyleyin yollar!
gözlerimden akan yaşlar isyan damlar.
evlerin tepesinde damlar,
kaldırımlar,
yollar...
adam yürüyor...
gece karanlığından da koyu.
cebinde bir mektup,
yarısı yazılmış!
besbelli aradığı bir şey var adamın.
umut gibi, sevda gibi.
tuttun mu,
sarılası bir şey!
can gibi,
yol gibi kıvrım kıvrım.
sokak gibi köşebaşı,
gece gibi karanlık
ve karanlıkta bir yıldız gibi parlak!..
adam...
adam ki mektubu cebinde!
okundu,
belki de okunmayacak!
ve gözlerindeki yaş kurursa,
yarım kalan bu mektubu,
belki de bitecek!..
adam yollarda,
adam yarı uyanık.
adam uzak denizlerin gezgini.
adam saçlar dağınık,
adam gözler ıslak,
adam bacaklar titrek,
adam yorgun...
ve adam;
şair,
şairane sevdalı.
kıvrım kıvrım sokaklı.
bitmeyen sevdası,
ve yarım kalan mektubu....
resimler...
maziden kalan yarım hatıralar.
tamamlanmadı,
belki de tamamlanmayacak!
baktıkça ağlıyor adam.
ağladıkça anlıyor.
kalbinin üzerinde taşıyor.
her kıvrılan sokağın köşebaşında,
ama karanlıkta,
çıkartıp bir daha bakıyor...
adam ağlıyor,
adam anlıyor...
ama kimse görmüyor adamı,
ne de onun hiç dinmeyen,
gözyaşlarını..
adam yürüyor...
yürüdükçe alışıyor kıvrımlara.
kıvrılmasa da tutup ucundan,
kendi eliyle kıvırıyor.
çünkü kıvrılmalı sokak.
köşebaşları olmalı,
ve adı bilinmemeli...
adamın acısı yüzünde.
baktıkça okunuyor.
ama kimse okuyamıyor.
acısına inat,
inadına umutluyum diyor.
anlamayanlara inat,
nefes alıyor,
'henüz ölmedim' diyor.
ve henüz bitmemiş,
cebinde kalan,
yarım mektubu gösteriyor...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş