Canım Pınar

M Mustafa Suna
0 Altın Yaprak
Seher vakti haber sordum pınara; Suyun içen, Sürme Gözlüm; gördün mü? Al yazmasın deste yapmış kenara; Büklüm büklüm, sırma saçın ördün mü? Ayna yapmış ışıltısı oluğu.. Yürek yakar, saçlarının bölüğü! Körpe âşık; tuta kalmış, soluğu, Bağrı yanmış; soğuk suyun verdin mi? Sabah çiği, inci olmuş, saçında.. Çiğdem gibi; yaşı bilmem kaçında? Lale, sümbül, gül kokuyor taçında.. Iğıl ığıl süzülerek, sardın mı? Pınar, senin oluğun ben olaydım.. Yar bakanda, gül benzini saraydım.. Şimşir tarak ile saçın taraydım.. Nerden gelir; nere gider? Sordun mu? Dedi pınar: “Sorma! Dilim tutuldu...” Ağlaşalım; Gül yabana atıldı... “Başlık” diye; beş parçaya satıldı... Garip başın taştan taşa vurdun mu? Nazar değdi, siyâh zülfün teline.. Gelen gelin; kına yakmış eline.. Pınar ağlar; akan gözün seline; Diyerekten: “ Kız... Buralar yurdun mu?” Dallı Mustafa da; gördü, gözetti... Dinleyene; üç beş kelâm söz eti.. Dökülenler, kaleminden; özetti!! Hayır olur; “düşün” hayra yordun mu..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.