Bizimkilerin Öyküsü
N Naim Bakoğlu
0
Altın Yaprak
Gamzemize hapsederek gam ve kederi
Ülküler peşinde yürürüz hep ömür boyu
Zevksiz bir yaşamın sıfırdır bazen değeri
Emeğimizden gelmez beklediğimiz doyum.
Lâdes, ne umduk, ne bulduk deriz çoğu kere
Beyhude yanıldığımızı anlarız bir gün
İstemesek de harcamayı sözü boş yere
Rahatımız rahat değil, benliğimiz sürgün.
Dağarcığımızın dibinde ekmek ufağı
Ocağımızda ateşimizi tutan son kor
Semalarımızı süsleyen ebem kuşağı
Tümümüze artık bir umut gücü vermiyor.
Uçurtmalarını çoktan unuttu çocuklar
Madalyonun güler yüzü ters döndü onlara
''Dandini''yi hatırlayamaz oldu analar
Uykudaki rüyalar bile sokuyor dar'a.
Kelimeler elvermiyor anlatmaya hüznü
Elimizde para, belimizde güç mü kaldı?
Muhabbete götüren yollar yokuş mu, düz mü -
Anlaması zor, çözümsüz bir bilmece oldu.
Lâhavle ! Sabır taşı çatladı çatlayacak
Badem gözler kalmadı bak ölülerde bile
Ebru yüzler neredeyse tarihe karışacak
Ya Rabbim, nedir bu onmaz dert, nedir bu çile ?
Serseri düşünceler taşa vurur başını
Onurumuz ayak altında boşa direnir
Ne dostunu biliriz artık, ne sırdaşını
Rezil rüsva, ruhlar onursuzlukla kirlenir.
Adaletten söz etme kardeş, dilin tutulur
Daha ne olmalıyız ki, yasımız duyula ?
Abanoz gibi kuru lokma nasıl yutulur,
Nedir günahımız getiren bu yola ?
Mesafeler girdi zenginlerle aramıza
İyimserlikler terketti yüreklerimizi.
Lâfazan makinesi tuz serpti yaramiza
Lavlar aksa, kurutamaz alın terimizi !
Emaye düştü, altından yosunlar göründü
tansiyon yükseldi hele bak, son dereceye
'Vefalı hislerimiz karalara büründü
Eenler de artık son veremez bu geceye.
Kırgın gönüllerin yeri hicrana döndü
İiymserlik bezginliğe bıraktı yerini
Lâle-gülden geçtik, gözlerin feri de söndü
İşitmezlikten gelme, uzat yardım elini.
Obur doymazlar yiyorlar hakkını açların
Lâkırtılar çoktan çürümüş raflardadır
Dudakları bulutu öpse kavakların -
Umut kökünde yetişen cüce mantardadır !
24.09.2002
sİLİSTRE
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş