Adı Suzan'dı II
N Nesrin Naz (Karaduman)
0
Altın Yaprak
Dedim ya! Suzan hayatımın merkeziydi...
Sabahları erkenden yatağımdan kalkar,
Balkona koşar ve gizliden gizliye...
Suzan'ın gidişini seyrederdim.
Küçüktüm...
Küçüktüm ama büyüyünce tıpkı onun gibi olacaktım.
Neden olmasındı ki?
"Üzüm üzüme baka baka kararır" misali...
Ben de Suzan'a baka baka ona benzeyebilirdim...
Çocukluk işte...
Hele bir de bir abim vardı ki!
İşte! Tam Suzan'a göreydi...
Abim Doktor'du boylu posluydu Suzana da uygundu...
O halde Suzan benim yengem olmalıydı!.
Neden olmasındı ki!
Hayallerim nasıl da güzeldi nasıl da ulaşılmazdı...
Ah! Ne söylesem ne desem beni anlayamazsınız ki.
Günlerden bir gün...
Mahalleli karman çorman oldu...
Sanki bir karabulut çöktü üstümüze de...
Ezildik büzüldük hepimiz birdenbire.
Suzan...
Ah! Suzan...
Hasta olmuştu ve derdine çare de yoktu,
O güzelim kız yataklara mahkûm olmuştu...
Herkes ama herkes yastaydı.
Hatta ve hatta mahallemizde öten...
Bülbüllerin bile sesleri kesilmişti de...
Şimdi artık bacalarımızda, damlarımızda...
Kukumav kuşları ötmekteydi...
Bu da inanç gereği Suzan'ın öleceğine işaretti...
Artık gecem gündüzüm karışmıştı...
Ona karşı o kadar büyük bir sevgi...
Duyduğumdan dolayı kendimi suçluyordum...
Mahalleli de kendilerini suçluyorlardı...
Dediklerine göre "nazar" değmişti Suzanımıza...
O zaman kurşun döktürülmeliydi hemen...
Ya da cami hocası çağırılmalı bir güzel okuyup üfletilmeliydi acilen...
Ne kurşunlar döküldü...
Ne dualar okundu...
Ve ne kurbanlar kesildi
Ama!
Hiçbiri Suzan'ı kurtarmaya yetmedi, yetemedi...
Fidan boylu, gül yüzlü, kiraz dudaklı, gök bakışlı Suzan...
Önce bir sabun gibi eridi yitti...
Ardından yele gibi saçları...
Tomar tomar döküldü.
Her gün biraz daha kötüledi ve en sonunda...
Hakkın rahmetine intikal eyledi.
Tüm mahalleli karalara büründü...
Meleğimizi kaybetmiştik...
Artık esnaf dükkânlarının önünde tavla oynamıyor, oynayamıyorlardı...
Gönülleri el vermiyordu ki!
Mahallede yeni doğan kız çocuklarının adının...
Suzan konması bile yasaklandı.
Ve ben!
Bir daha o çok sevdiğim ve adını Suzan koyduğum...
Yemeği asla yemedim, yiyemedim
Büyüdüm ama Suzan'a benzemedim, benzeyemedim
Dudaklarımın hiçbir zaman bir küpeli çiçeğine...
Benzememesi için pembeye...
Saçlarımı da sarıya boyamadım, boyayamadım...
Abimi de çok genç yaşta kaybettim,
Kısacası Suzan'la ilgili hiçbir hayalim gerçekleşmedi...
Belki de kaderden öte geçilemediği için gerçekleşemedi...
Bilmiyorum...
Bilemiyorum
Yıllar geçti aradan...
Ve! Ben hâlâ aynı mahalleye giderim...
Hâlâ Suzan'ı yâd ederim.
Her bayram mezarlığa giderek hem Suzan'ın...
Hem de abimin mezarını ziyaret ederim.
Suzan'ın mezarına küpeli çiçekleri...
Abimin mezarına ise kokulu yaseminleri bırakırım.
Onları orada öylece bırakırken gerçekleşemeyen...
Hayallerimin üzüntüsü ve hayatımda gerçekten çok önemli...
Yeri olan iki kişinin yokluğunun...
Bende yarattığı üzüntü ve boşluklarla eve dönerim...
"Ruhları şad olsun" diyorum.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş