Göğsümün Üstünde Bir Hançer Yara Açtı Yara Üstüne
N
0
Altın Yaprak
Yalnızlık hüzün bırakır saçlarına gecelerin
dudaklarda susku
gözlerde kar
efkarlı zamanlara saklanır son söz
hangi kıyıdan baksam rengi hüzündür hayatın
hangi yola çıksam yamalı ve yaralıdır yüzüm
hiç bir şehir saklamaz artık beni deli gönlüm
hiç bir şehir aklamaz beni...
çekip gitti işte her sabah yüreğinden öptüğüm
ne giden gelir artık, ne acı diner yüreğimden....
Erdemin, vefanın beş para etmediği
ihanetin kol gezdiği zamanlardayız ey deli gönül
tutunacağım ne dal, ne de gül kaldı
içtenliksiz ilişkiler kesmiş yol başlarını
biçmeden ömrümü ihanetin kahpe kılıcı
atıver gitsin hüzünlü bir ırmağa mavi düşlerini...
Bunca ihanet lekesiyle
ipince bir yaprağa dayayıp sırtımı
kahpe yüzünde yüzsüzlerin,
kokmuş ve acılı bir hayatı yaşadıysam da
ve utanmanın en ağır yükünü taşıdıysam da sol böğrümde,
utanmazlar adına...
teslim olmadım inadına kahpeliklere...
Hüzne bulanmış bir ömürden
acı damladı yüreğimin üstüne her yağmurda
korlar serili yollarda yürüdüm ölümüne
ihanetler içinde kan oldu yazdığım tüm şiirler
göğsümün üstünde en yakınlarımdan bir hançer
yara açtı yara üstüne...
Yine de yanına alıp acıyan yanlarımı
çevirip gözlerimi içime
dönüşü olmayan bir yolda,
dizilip hayatın uçurumlarına
yerlerde çiğnenmiş boynu bükük çiçekler gibi
yürüdüm salına salına, sarsıla sarsıla...
yürüdüm, acıyan adımlarla...
kaybolan umutlarla...
teslim olmadan rezil,
kepaze kahpeliklere...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş