Ankara'ya Vardığımda Bembeyaz Iı

N Nurullah Genç Nurullah Genç
0 Altın Yaprak
Bu şehir böyle değildi eskiden Bir buzullar denizi, gölgeler ülkesiydi Hangi el dokundu dudaklarına Hangi gözyaşları intizar ile Yıkadı bu şehrin karanlığını Ne kadar güzelmiş akşam, ikindi Gecesi bir rüya, sabahı bayram Bu şehirde her şey bembeyaz şimdi O müstear şarkı Su yüzlü dilâ Kim bilir hangi evde, hangi sokağındadır Belki de hanların otağındadır Ayın pırlantası Yıldızın hası Gezginlerin hâlâ bulamadığı O mahmur yürüyüş O gök cilâsı Kim bilir, belki de Kafdağı'ndadır Sorsaydım bu şehrin aynalarına Sizin de başınız döndü mü bir gün Karardı mı gözleriniz ansızın Uğradıysa kalbe bir bahar, bir yaz Belki de yüzünden yayıldı onun Ankara'ya vardığımda bembeyaz Eskiden böyle miydi bu şehrin kuşları Dalgaları bulur kan denizinden Taşırlardı ıssız bahçelerine Şimdi her birinde Leyla tutkusu Rüzgârı alarak kanatlarına Bakıp bakıp uçuyorlar bir yere Rüyaları böyle miydi eskiden Ölüm esrarengiz prangalarla gelir Takılırdı şehrin ayaklarına Şimdi kapılarda Züleyha çiçekleri Pencerelerde leylâk Ateş bile mutlu, serin mi serin Ey ruhumun kalbi Kalbimin ruhu Hasret yalnızlığın duvağını açıyor Yokuşlarda gülümsüyor gözlerin Beyaz bir uçurtma, beyaz bir bulut Işıldayan bir yay Ve bir dolunay Az kaldı dağların küçülmesine Ey kalem onu yaz, onda beni yaz Biliyorum; sesler susacak: Hep o Görüntüler kaybolacak: Yalnız o Ankara'ya vardığımda bembeyaz

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.