Aydınlanmayan Yollar
Ö Ömer Tomruk
0
Altın Yaprak
Sen hiç karanlık odalarda ağladın mı?
Gelmeyen sevgiliyi beklerken gözyaşından bihaber..!
Bozulmamış yataklarda sabahladın mı?
Titreyen bedenine sarmaya korktuğun yorgana dokunmadan…
Buz gibi camlara yaslayıp yanağını,
Tükendin mi yârin sıcaklığını hayal etmekten bir kış vakti…
Sen hiç sıcacık bir kucaklaşmayı düşledin mi?
Boyun bükmüş çiçeklerin suya özlemi gibi…
Sakındın mı hiç yaralı ve nasırlı ellerini,
Tesadüfî kalabalıklardan…
Cebinde beş para yokken dünyaları almaya kalktın mı?
Kelebek ömürlü yüreğinle…
Salaş bir köftecinin ekmek arası hüzünlerini
Göz ucuyla süzdün mü?
Anason kokulu çaresizlikleri yudumlarken…
Oysa her gemi dumanında bir yolcu oluyor,
Kefen beyazlığına bürünmüş yalnızlığım…
Kış manzaralı çatılar gibi,
Yüzüme çökmüşken ulaşılmazlık felaketi,
Nerdesin ücra köşelerimin kanayan yarası…
Sen beni bilmezden evvel yazılmış,
Küçük bir çocukken kaybolmuşluğum…
Semt karakollarından kısa anonslar yankılanırken,
Köşe başlarına asılmış,
Üç numaraya kazınan saçlarımla siyah beyaz resimlerim.
Hüzün kokan hüzzam şarkılar gibi,
Sabahlarken batakhanelerde çocukluğumdan firari gençliğim,
Gözlerin buldu beni Arnavut bir kaldırımda…
Tam zamanıydı oysa sevdanın…
Engel yoktu sol yanımın aksaklığına,
Sevebilirdim…
İstim tutmuyor artık yüreğimin harareti…
Sen beni bulmuşken nemli bir akşam vakti,
Nerden bilebilirdim,
Gölgelerinde kendimi kaybedeceğimi…
Uğramadığın sokağımda şulesiz bir sokak lambasıyım şimdi.
Ben sadece yanma hakkımı kullanıyorum…
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş