Kaldırım Taşları

Ö Ömer Tomruk
0 Altın Yaprak
Adını sen koy kaldırım taşlarının, Her gün binlerce kez üzerine bastığın, O Arnavut kaldırımlarını, Topukları çiğnenmiş eski püskü ayakkabılardan sor. En gizli sırları paylaştı gece yarılarında, Bir köşede taciz edilen kadın, Bir uçta soyulan Hayri emminin bakkal dükkânı… Saat gecenin tam yarısı. Sen gel de bu karanlık yazgıyı, Bir de kaldırım taşlarından sor… Bir ıslık yankılanır çıkmaz sokağın köşesinden, Kapılar sürgülenir perdeler örtülür. Gölgesi düşer kaldırım taşlarının üzerine, Bir yürüyüş ki topuk sesleri ritme durur. Diyorum ya hani bir türkü var bilir misin, İşte gecenin o sessiz türküsünü Birde kaldırımlardan sor… Adını sen koy bu terkedilmişliğin, Kendi kaderini başka kaderlerin ayakları altında Yaşamanın ıslak ezikliğini, Bir de kaldırım taşlarından sor… Kaç göz yaşı düştü,kaç ekmek kırıntısı. Kaç dondurma külahında kaldı çocuk arsızlığı, Sen bu hayatın yazgısını Birde kaldırım taşlarından sor. Kaç tükürük yedi,kaç küfür duydu, Kaç izmarit süpürdüler sabah aydınlığında, O çalı süpürgesini yedikçe bağrına, Kaç kez iç geçirdi, "ah bir yağmur yağsa da arınsam"… Kanamaz gözlerim gün doğdu yine, Dönüp baktım, Geçip giden ömrümün ayak izlerine… Süpürülmüş hayatımın anıları, Can yakar şu gülüşümün manasız kalıntıları, Sen gel bu şiirin yazarını, Birde üzerinde yürüdüğün yollara sor

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.