Kim-lik

Ö Özge Dirik Özge Dirik
0 Altın Yaprak
1. kimseler ne güzel büyüdük kimseler bilmeden bizi. tahrip gücü yüksek bir çocuk hayatı budama peşinde şimdi... 2. kimse ne güzel büyüdük kimseler bilmeden bizi. sidik kokusu, ısırgan şişiği el arabasında taşıdık birbirimizi. umut sendeler, her çakıltaşına inci deyince akrep sinsi sinsi gülerdi halimize. tahrip gücü yüksek bir çocuk hayatı budama peşinde. 3. kim ne güzel büyüdük kimseler bilmeden bizi. rutubet kokardı biraz yer yatağı hayalleri. sidik kokusu, ısırgan şişiği el arabasında taşıdık birbirimizi. yalnızca kollarımla mutlu edebildiğim tek kadındı gözlerimdi o sarı saçlı kızın devriyesi. umut sendeler, her çakıltaşına inci deyince akrep sinsi sinsi gülerdi halimize hiç aldırmadan çevresine ve kibrit başlarından devşirme ateşten çembere. tahrip gücü yüksek bir çocuk hayatı budama peşinde şimdi. sokakta dizi en çok kanayan uçurtması uçurtmaların korkulu rüyası... 4. kimse! ? ne güzel büyüdük kimseler bilmeden bizi. yedi cami yaptırsak nafile düşününce acıttığımız böcekleri. rutubet kokardı biraz yer yatağı hayalleri. sevemedik salıncak çengellerine kavun asan büyükleri. sidik kokusu, ısırgan şişiği el arabasında taşıdık birbirimizi. Yahudi mezarlığına gömmek ile tehdit ederdi annem bizi taşırsak eve sokak küfürlerini. yalnızca kollarımla mutlu edebildiğim tek kadındı gözlerimdi o sarı saçlı kızın devriyesi. ne de çok bekledim askere gidince sevdiği pencereden çalabilmek için gözlerini. umut sendeler, her çakıltaşına inci deyince akrep sinsi sinsi gülerdi halimize öfkesi zehirli çocuklar büyüttü kanımıza rengini veren kızıl düş perisi. hiç aldırmadan çevresine ve kibrit başlarından oyma ateşten çembere sıkıyönetimin gözü önünde ekmek böldük biz birbirimize. tahrip gücü yüksek bir çocuk hayatı budama peşinde şimdi. en zor anında harcamak için cebinde saklıyor gıcır gıcır bir çığlığı. sokakta dizi en çok kanayan uçurtması uçurtmaların korkulu rüyası. evden jilet aşırıp, kesti yanaşan uçurtmanın kuyruğunu hayalinde aldatılmış bir kadın vardı... 5. kimsesiz ne güzel büyüdük kimseler bilmeden bizi. iki kare çıkış hakkı ilk hakkıdır insanın çocukluğu. yedi cami yaptırsak nafile düşününce acıttığımız böcekleri. tuhaf ve anlamlıydı büyüsü tek karınca dahi yemedi zil çalan ağustosböceği. rutubet kokardı biraz yer yatağı hayalleri. çok çocuklu bir odanın uykuluğunda bulaşıcıdır kâbus halleri. sevemedik salıncak çengellerine kavun asan büyükleri. secde eden selvi ağacına kurduk biz de topu topu bir halat ile bir minder tutan saadeti. sidik kokusu, ısırgan şişiği el arabasında taşıdık birbirimizi. dilimizde aslına en yakın siren sesi bilirsiniz; Asyalı çocuğun imgesi. Yahudi mezarlığına gömmek ile tehdit ederdi annem bizi taşırsak eve sokak küfürlerini. öğrenmenin ayıp olduğu topraklarda itinayla uyuştururmuş meğer harflerimizi. yalnızca kollarımla mutlu edebildiğim tek kadındı gözlerimdi o sarı saçlı kızın devriyesi. aşkın sarma-sarışık olduğunu düşünürken geceyarıları kesesiz kangurular sürdü sefalarımı. ne de çok bekledim askere gidince sevdiği pencereden çalabilmek için gözlerini. benim bir ada kızım oldu hayata dair bir de motoru bozuk kayığım küreklere kalırdı sevdam biterken akşamsefaları. umut sendeler, her çakıltaşına inci deyince akrep sinsi sinsi gülerdi halimize hatırlayınca hayatın kürekte mahkûmluğunu siyaha sabretmekten sıkılır "ölsek" derdik "hiç olmazsa deniz dinlenir". öfkesi zehirli çocuklar büyüttü kanımıza rengini veren kızıl düş perisi. hissedilse de dolunay artığı fırtınanın patlayacağı acıkan zihin kurtuluş sanıyor ağına takılan her sloganı. hiç aldırmadan çevresine ve kibrit başlarından oyma ateşten çembere bir yalan uydurdu; inanıp, boğuldu sevi ilerlerken başucumuzdaki portakal lekesi. sıkıyönetimin gözü önünde ekmek böldük biz birbirimize. ne kadar sallasalar da düşün'ün ağacını dalımızda çürüyecektik elbette. tahrip gücü yüksek bir çocuk hayatı budama peşinde şimdi. bir kozaya sığmayacak kadar büyüyünce tek güne sığdıramayacağını anladı ideallerini. en zor anında harcamak için cebinde saklıyor gıcır gıcır bir çığlığı. tekmelemeyi kesince içindeki afacan sızı canı çekiyor olmalı sahipsiz acıları. sokakta dizi en çok kanayan uçurtması uçurtmaların korkulu rüyası. acıları kesip, sağlam bir kuyruk yaptı kendine salınabilmek için devrimin gözlerine. evden jilet aşırıp, kesti yanaşan uçurtmanın kuyruğunu hayalinde aldatılmış bir kadın vardı. o'na anlatmaya çalışıyor hâlâ; birbirine sarılan iki uçurtmanın bir daha asla uçamayacağını...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.