Güneşin Ezgisi

Ö Özhan Hakan
0 Altın Yaprak
Güneşin Mezopotamyasında Ezgisi çalınmış sürgün bir sevdaya ağıt… yürüyorsun, peşinde kırık bir türkü... tenin ve ellerin binip gidiyor ruhun hâla aynı durakta bekliyorken… anne rahminden kovulmuşsun önce sonrası ise üvey bir hayat... kervan ve çöl aynı dili konuşurmuş ama kaç yola kervan kaç kervana yük olur sana dair biriktirdiklerim içimden geçenler ve içimden göçenlerle… tut ki; kalem mevsimleri yazar terk edilmiş bir sonbahar aralığında. tut ki; peşinden acı kervanıyla ömrüm ayaklanır zamanı ardındaki bir ağıda mahkum ederek.. Günse; yalnızlık…. Güneşse; ömrümde bir lorili sürgündür… tut ki; kırmışsın kalemimi elinde kalmış neyim varsa bir sürgün çizmiş de ellerin öptüğüm yerinden kanatmışsın ve artık şiir yazma demişsin bana çünkü yaşadım ben bütün şiirleri... tut ki; beynimde bir intihar patlar hizaya sokulur ömrüm kimin umurunda? ellerim bir kurşun, şakak hizasında ki ellerim; bir ebenin elleriydi aşkı doğurtan tut ki; binerim bir rüzgara munzur olup eserim ondan belki de beni en çok saçların tanır sen tanıklık bile etmemişken sürüldüğüme… oysa ben hep senin kahramanın olmak isterdim ey evvelim,ahirim yerim,yarim ey kanlım,katilim bendim umuda adını veren ki her katil cinayet mahalline bir kez daha uğrarmış diye… şimdi hüznü nergis sarhoşluğunda bir Van ikindisi alnında yıldız eli mavzer yersiz ve yarsızken aşkın sürgün yolcusuyum tek tanığım gölgem ardımda unutulmuş bir türkü ve güneşin ezgisiyle… dünya olup etrafında dönmezdim ey yar seni güneş bilmeseydim!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.