Asyam...

P Perihan Tunçok Kılıç
0 Altın Yaprak
Asyam; Gözümde tüten hasretim Yüreğimin zulasına saklı sevdam. Ey adı sevgili olan; Cennetten düşme sözcüklerin kucağında Avutuyorum şimdi seni. Sevdana uzanan ipi tutarken ellerim Bir deli rüzgâr hoyratça savuruyor beni. Hey gönlümün dünsüz, bugünsüz, yarınsız sevdası Sensiz ; hayat dediğin nedir ki, Doğum tarihimle açılan parantezi kapamak; Ya da yaşanmamış bir ömrün kısa özetinin sonuna Kocaman bir ünlem işareti koymak… Bir bilsen Asyam, Deruni bir doğuşla doğuyorum senden Özlemle besleniyor, hasretinle yarenlik ediyorum. Gök kubbede yıldızlar arasında, Binlerce millik mesafeler katediyorum. Bir garibin gönlünden, Bir mecnunun serkeş aklından, Güneşin doğduğu, battığı yerden; Sana doğuyor, yokluğunda üstüme çöken hüznün Katmer katmer ağırlığında eziliyorum Bekliyorum Asyam; Bir bahar göstersen bana Gönlüme hoş gelmişliğinle; Bir gözaydınlığı sunsan. Kardelenler bitirsen avuçlarımın kurak ikliminde Bir rüzgâr olup essen saçlarımın ucundan Başımda kötü gün niyetine birikmiş Tüm hüzünleri savursan, atsan Sensizliğin beslediği yaralarımın ilacı olsan… Sensizim Asyam Üşüdüğümde sensizliğim örtüyor üşüyen bedenimi. Kalemim seni yazıyor, Kelimeler sana haykırıyor. Ve inan yazmak sen kadar Hiçbir şeye Ama hiçbir şeye yakışmıyor Asyam… Zamanla yitmeyecek, bitmeyecek bir düşsün Asyam Yüzüme doğan her yeni gün Avuçlarımın ortasına sıkıştıracak, sana dair dualarımı İçimde ince bir sızıya dönüşecek özlemin Gözlerimin buğusunda hazır bekleyen yaşlarımla beraber Sensizliğe sunabileceğim tek şey Asyam Aşka kurban edebileceğim özyaşlarım...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.