Mavimsi Kadınlar

R Rengin Alacaatlı
0 Altın Yaprak
siz, gün kurusu akşamı geceye serip beklerdiniz avaz soluğunuzu savurup sustuğunuzu sanırdınız ela yanılgılar gözlerinizde parmaklarınızda sonu kıvrık cümleler ile aldırmayıp başınızı çevirdiniz mi sol yanınıza anlamazdınız, neden nar kızılıydı gözyaşım bundandır ki dokunamazdı elleriniz ahh ne çok ışıksızdınız (sahi neden böylesine renksizdiniz) ben, saklandığım sandık kokularında lavanta mavisini okşardım bir de hiç olmayan bisikletimi sürerken rüzgara kapılan saçlarımın hülyasını saklı kasabadaki sedef kumsalında altına durup karadut ağacının üzerime düşen düş lekelerini ve onların denizle birleşiminde bıraktığı rengi balıkçı ağlarında yamanan eksik yarınlarım gibi kırılgan prizma sandığım adımın bilemezdim daha yansıyacağını her tonunun haydi şimdi hayata bir es! ki çekebilmeli derin bir nefes… siz, şaşkın bakışlarınızla umursamadığınız günlerin fotoğrafını dahi çekemezken özgürlük naralarına peltek dil olurdunuz özüne düşmemiş hecelerin yazım yanlışlarıyla yakışmazdınız kurdeleli saçlarınızla sek iz olmaya denizli türkülere perdesiz sesiniz yenilik ruhuna yetmezken ökçeleriniz ahh ne çok küçüktünüz (sahi hiç olmamış mıydı çocukluğunuz) ben, turkuaz mavisiyle büyüdüm özgürlük kokan vatan şiirlerinde Nazım'ın takasına selam veren dalgalarda ak alınlı, al yanaklı gençlerimin umutlarınca gurbetinde kaldığım her toprağımın kokusunda ziyneti taşıyan hırçın endamlı nazlı gelin gibi Boğaziçi'nde ihtişamlı akıntının yatağında sırtımı da yasladım mı Dolmabahçe'ye haydi şimdi sus! ki dinleyelim huşu ile sanılmasın mahsus… siz, sevdanın zillerini takıp belinize kıvırırdınız denize öykünen hüzün şarkılarında açıklara demirli şileplerin liman yolunu gözleyip kulak ardından kırmızı güllerin yoksun kokularını salardınız memelerinizden şehvet, kalçalarınızdan ter sızardı gidenin ardından salladığınız mendiliniz dönüş yolunda düşerdi asfalta şemsiyeyi çevirirken edayla lombozlardan görünen yarım manzaralar gibi ne siz olabildiniz, ne de varabildiniz sevdaya ahh ne çok azdınız (sahi neden bu kadar hiçtiniz) ben, en çok azur mavisini sevdim ufuk çizgisinde denizi toplayıp eteklerime varmak için koştuğumda son perdahı geçtim boğaz naresiyle konkav ruhuma pota pota altın ışıdı, cevahirler yüklendim diplerden güneşe verdim doğumun ıslaklığını avuçlarımdan hatta bekleyip metalik yağmur bulutlarının ardında kemana ses olmayı bildim sevdaya olduğum kadar her rengimi kattım maviye deniz boyandı bana haydi şimdi yüreğim vur! ki olmayana ergidir aşk savur ha savur

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.