Aynur ki başımızın belasıydı Muzip bakışlarında çetrefil düşünceler Zemheride sıcak yaz havasıydı Hakkında neler söylenirdi neler…
Giderken bıraktığın kadarım Ne eksik ne fazla Dilimde efkârlı bir şarkı Gözlerimde buğu rengi bir hüzün…
Sen uzak ihtimallere uyanan peri Ben şimdi bir başka şehrin sokağındayım Ve gözlerimde şimdi veda sahneleri Zifiri karanlığı besliyorum koynumda…
Son bir kez beni dinle Bak pazarlık yapmıyorum seninle Ne dersen odur Sana karşı yürek/sizim…
Dün öldü Bugün can çekişiyor Yarının da başına bir kaza gelebilir Belki doğmadan ölebilir…
Oysa Rahatlığım vicdanımı aşıyordu Gerçekleşmesi mümkün olmayan Düşler şehrinde…
Çaresizliğimin bu defa bilincindeyim Ve korkularımın elbette Kimsenin bilmediği görmediği duymadığı adresteyim Düşsel kemirgenlerin insafında bütün yetilerim…
Hadi gel vuruşalım çek çığlığını Benim umutlarım mavzer Senin bakışların misket bombası Başımda güz'e dair yeller…
Kimsenin bilmediği adresteyim Hiç mektup gönderilmemiş olmayan posta kutusuna Hükmü yok hiç yazılmamış kapı numarasının Kimse tarif etmemiş bir soran olmayınca…
Yolgeçen hanıdır Yüreğim Yolgeçen hanı Herkes gelir geçer O gelmez…
Sen benim Yüreğime düşen a/yazımsın Belki de alın yazımsın Kapkara Dünyamda…
Sen gideli Ruhumun derinliklerinde Bir sabi çocuk ağlıyor Biliyorum anlamsızlığını sözlerimin…
Ürküyorum aşk şiirlerinden Boğuyor beni Bir faniye mahsuben karalanmış mısralar Kadınlar geçiyor gözlerimin önünden…
Kaç zaman İliklerimizi donduran ayaza siper ettik göğsümüzü Kaç zaman Ağustos güneşiyle soğuttuk yaralarımızı Geceleri zifiri karanlığı çekerek ciğerlerimize…
Lisan-ı münasip ile Anlatmıştım sana Bilinçaltımda Bir eşkıya yüreğini saklı tuttuğumu…