Vaziyet

R Rıdvan Şahin
0 Altın Yaprak
Kaç zaman İliklerimizi donduran ayaza siper ettik göğsümüzü Kaç zaman Ağustos güneşiyle soğuttuk yaralarımızı Geceleri zifiri karanlığı çekerek ciğerlerimize Soluk soluğa yaşadık Ardımızda iz bırakmadan Tükettik bilinmeze sürgün ömrümüzü Şimdilerde Yüzümüze tutulmuş bir aynadan geçiyoruz Bize benzemeyen bir hayat var avuçlarımızda Bir yanımız eylül ikindisinin solgunluğunda Bir yanımız papatya sarısı Mastar eklerinden umutlar türetip Beklentilerimizden vazgeçerek belki de Yaşa/mak fiiline bir kıvılcım dileniyoruz Vaziyet şu ki… Karanlığımız geniş Yalnızlığımız muhakkak Yolumuz uzun Yükümüz ağır Sevdamız muğlâk Kavgamız kora kor dişe diş Eksik yanlarımızca kovalanıyoruz ardımızdan Bizim de peşi sıra koşuşturduklarımız var Felek silindir misali ezip geçiyor Ne kaçacak yanımız Ne soluklanacak zamanımız var Nihayet tenimize değince yağmur Ve omzumuzda ağır yükü yaşanmış rezilliklerin Çare olmaz derdimize ahlarımız vahlarımız Kaç hayalden vazgeçmiştik oysa Kaç hevesimizi terk etmiştik güve kemirmelerine Anladık aslında ne çok şey yaşadığımızı henüz yaşlanmadan Bir yara bırakmışız göğsümüzde açık ve derin Taşınmaz mülk halini almış günahlarımız Kapanmayacak yaralarımız mı umudumuzun yitmesine sebep Yitik umudumuz mu yoksa göğsümüzü ağrıtan Saçılmışız ipi kopmuş tespih taneleri gibi Nedir bu savrukluğumuzun sebebi acep Kime benzesek başkası olamıyoruz Kendimizedir bütün dönüşler hep

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.