Damla

S Sadettin Kaplan Sadettin Kaplan
0 Altın Yaprak
Ben ki, dipsiz deryâmı yudumlayan adayım, Bin ağıttan süzülen o tek bir damladayım… Ruhumda kâinatı nokta eden yüce sır, Gönlümün aynasından âmâ gözüme yansır… Dünyanın ortasına dikilmiş bir direğim, Göğsümde bir tay gibi bukağılı yüreğim… Çiğnendikçe özümde çoğalırım ard arda, Eşiğim sonsuzluğa açılan kapılarda… Altında duran benim nedamet taşlarının, Ellerim kanadıdır Ebabil kuşlarının… Ruhumu hallaç gibi savurur Sûr’un sesi, Hançer gibi bağrımda uyur Mansûr’un sesi… Gecenin aynasında karardıkça beyazım; Bir hatt-ı selis gibi belirir alın yazım… Işığı sunmak için boyun büken mum gibi, Çölleri denizlere düğmeleyen kum gibi; Yandı ve yağdı çöle çileyi çözen çile. Zerreye zerre oldum hep küçüle küçüle… Uludu benliğimi arkamdaki güruhum, Kapladı kâinatı ben küçüldükçe ruhum… Gönlümde kerrelere katladıkça kerreyi; Anladım her zerremde devreden bin kürreyi… O kadar küçüldüm ki, bu söz istemez yorum; O kadar küçüldü ki, dünyayı görmüyorum… Ben ki, dipsiz deryâmı yorumlayan adayım; Bin ağıttan süzülen o bir tek damladayım…

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.