İki kişinin bildiği sır değildir Hâlbuki ben üçüncü sır yazıyorum…
erik ağaçları çiçek açarken dönmeliydim Bütün baharlara geç mi kaldım?…
Çalıntı bir hikâyeyle girdim hayatına Aslında ben yoktum Ya da Yasal değildim…
Düş aklıma Hadi uy şeytana Ve beni yeni bir hikâyenin eşiğinde kılavuzsuz bırak Uçsuz bucaksız sır çölünde…
Ve hesaba çekti söylenmemiş sözlerimi yalan bildiklerim Günahıma kefaret olsun sana dair bütün vazgeçtiklerim Bilet kesiği ellerim…
sabahıma üşüşür salkım salkım salınır da aklımı başımdan alır dolanır elleri kınalı…
ay kendi karanlığında oynaşırken/ yalnız ben hep sana doğacak güneşler saklıyorum her geceye inat yağmurun saçlarına şiirler diziyorum…
kuş konmaz lacivert bir yalnızlık sonrası sahipsiz muhacir iklimin koynunda mutsuz gül mevsiminin son gülü solarken gülşende şeb-i aruz alenî bir kırgınlık çöker bakışl…
Yıldızı sönmüş hanende sesiymiş yalnızlık Kimsenin itibar etmediği titrek ve ürkek Kendine bile yâr değil…