Hasret Yağmurları
U Unzile Macit
0
Altın Yaprak
İşte yağmur vakti, yine yağmur yağıyor.
Islatıyor caddeyi, toprak kokan gelincik tarlaları gibi.
Islak kaldırımlarda yürümek için çırpınan bir serçe misali,
Çırpınıyorum hayatta ve şu babadan yadigâr yuvamda.
Karşımda komşu evin ışıkları,
Penceremde güvercinlerden kalma ekmek kırıntıları.
Kalbimde ebediyen sürecek bir sızı,
Ve dostlardan kalma hatıraların en büyük yıldızı.
Öyle bir gece işte,
Öyle bir gece ki, bahçemdeki kavak ağacının,
Bir oraya bir buraya savrulan yaprakları gibi,
Savruluyorum hayatta.
Evet, yağmur yağıyor yine bu gece,
Arayan soran yok artık ne yapılır ne çare.
Dostlarda unuttu vefasız oldu sevdiklerim,
Oysa denizden çıkan yosun kokusundan daha keskin, onlara özlemim.
Hep seninleyim diyen ama hiç gelmeyen,
Yüreğimde hep bir boşluk bırakıp terk eden,
Seven kalpler bile kalmadı artık ne gelir elden.
Nefes almak zorlaşıyor, ne eş var ne dost,
Yıllar oldu hayat arkadaşımla vedalaşalı.
Serin bir sonbahar akşamıydı canımla karşılaşmıştık
Can ki yüreğimin cananı evimin kalbimin sultanı.
Yüreciğim hoplayıverirdi onu görünce,
Sanki saçak altında titreyen göçmen kuşun,
Nefesi kadar sıcak bakardı gözlerim,
Ve titrerdi onunla konuşurken ellerim.
Tanıştığımız o sahile gidemez oldum,
Onun hayaliyle karşılaşırız diye beklide korktum.
Büyüydü belki onunla sevdamız tılsımını kaybetti,
Beklide bir sam yeliydi esti ve geçti.
Ne hoş yıllardı onunla geçen her anın bir hatırası vardı.
Vefasız çıktı ondan canımdan yadigâr oğlum,
Babasını çok severdi, evimizin direği devrilme sen derdi.
Devrildim be oğlum devrildi artık o koca çınar,
Hayatla mücadele edemez oldum beklide yoruldum,
Bıktım bu sevdadan kalma prangalardan,
Bıktım bu yalancı dünyadan ve yalancı insanlarından.
Sıkıldım artık bu acımasızca yağan yağmurlardan,
Ve usandım artık sonu gelmeyen,
Sevda yüklü bulutlardan.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş