Girift Kapı
V
0
Altın Yaprak
ateş topu güneş patladı
dağıldı her yana kromozomlar
bir su zerreciği embriyon
şeklendi suda
olgunlaşıp vardı
doğurgan anakaraya
toplu yaşam dürtüsü
çözülüverdi
kardeş bölüşümü
ihtiyaç fazlası çıkınca ortaya
kimin umurundaydı
üzerine gün doğmaz gecelerde
mor renkli görünürdü uzak tepelerden
o ağı zakkum çiçekleri
ilkin
bir hiçtik köle efendili
roma ateşe verildiğinden beri
yankılanır çizmenin dağlarından
spartaküsün sesi
nasırlı ellerimizle
yapışıp sabanın sapına
akıttık alın terimizi kanımızı
bire on vermese de
işledik karataşlı sürgün toprağı
şekillendirdik
demiri örste çekiçle
eşeledik kara tavuk gibi
kavuşturduk kazma kürekle
geçit vermez nice yolları
toprak beyi-ağa idi sahibimiz
zaman sürgününde
çıktı ortaya
ticaret sermayemiz
her değişimde sahiplenildik
oda oldu
yeni sahibimiz
ilk toplum düzenin
çözülüşünden beri
kaldık yarı aç bilaç
habire veren
doğurgan toprak ana gibi
atılan
satılan
horlanan
karda kışta
yaz sıcağında
gecekondusu başına yıkılan
gökkuşunda
grizu faciasında
deprem altında
verdik nice canımızı
yaşamın her alanında
ellerimiz
kan gülleri diken içinde
yaşamı her an var ederken
ücret -kâr çarkının işleyişinde
kendinden ötesini daima hep severken
üretim araçlarının özel mülkiyetinde
sahi biz kimdik
sevmeyi bilmeyen
bir sürümü
güdülüp sürülen
"ya sev ya terk et denilen
ya susturulacak
yada kan kusturulacaktık"
bu "zincirli ücretli kölelikte"
kamil insan olmak
sınırsız sonsuzlukta
iğneyle kuyu kazmak
ulaşmak kendinin bilincine
sancılı zorlu yola baş koymak
hala hep yol almada
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş