Mektup-2-sevgi Kuşum

V Vedat Koparan Vedat Koparan
0 Altın Yaprak
Beni anlayacağının bilinciyle yazıyorum Biliyor musun kalbimin ağrısında Her an yokluğun sancıları büyürken Bir gün erken gidişime değil de Senin üzüleceğini düşündükçe Ağrılarım artıyor daha da üzülüyorum Bunu düşünmeden yapamıyorum Atomları iç içe geçip o denli ayrışan karmaşıklığın içinde Yoksun hareler zaman pençesinde büyütürken senin olan senleri bende.. Kalbimin ağrısı hafif yatıştı şimdi farklı atmakta Görmenin bilmenin heyecanında hoş bir kıpırtı Seni görmek ne güzel mektubunu yazıyordum Olmadığın her ana akıyordum zarfı yapıştırmadım Yaşamın; her anını anlamlandırmak derdimiz olduğundan, yürek ağrımızı büyütse de Bu anlamda çoğaltmak ve çoğaltırken dönüşüp dönüştürmek bize özgüydü Ve sen gözlerime düşen bir hayaldin yaşanası gerçekliğinle. Birlikte yazdık mektubumuzu Varmışçasına gözlerine yapıştım gözlerindeyim Oysa sen henüz gelmemiştin Gidişler dönüşenlereydi özlenmelerimizde Dostluk, arkadaşlık, sevgilerimiz; özlemlerimizde ki özgürlüğün erdemiyle tutkuları ezilmişliğinde yoksunluklarda insana. En güvenilir en güçlü yanımız Sevgi sığınaktı yüreğimizde kör karanlıklara vuran Onu biriktirdik, büyüttük yolculuğumuz tutulmaz düşlerleydi, bundandı aynı denize akan olmamız yaşanası düşlere. Vururken pencereden kış üşümeleri Uzaklar kanamalı yalnızlıklar büyütürken Erkenci değildi ama gel geçte hiç değildi zaman O sevgi kuşu bir gece yürek perçemine konuverdi Fıkralar, müzikler, şiirler yaşama dair ne varsa düşünce duygu pınarlarımızda, gecenin sessizliğini anlamlandırıp güne erdirendi, zaman hem bir su gibi akan birbirini tamlayan olurken bir yandan gelişlerin gözbebeklerini büyütendi, beklemek bekleyene hep zor gelirdi. Sen aldın sözü güz düşünde Kendine çeken sevgi dolu bakışın Bir ağustos sıcağı gibi aktın içime Taç yapıp öpüverdim geceyi alnından Gece anlam buldu yıldız gönencinde Ay güneşe tutuldu yıldız utandı kaçtı Mavileri büyüten iç denizleri okyanustu, anneler ne tez ağlar ne tez güler bir sözle Uzak mesafeler tayyare olur seyyarelerde Göğün acısından acıları sağıp üzerime yağdıran bu çöken karabulutlarda yaşamdaki tüm tutsaklıklarımızı aşan sevgi sarmalı candan cana yürek sesinde gelen bu mektuptu. Sen bana hep gel Ne kadar kırıkların varsa dök gel Sen bana hep gel ama hiç gitme Sevinç yağmurlarını bakışlarında dök gel Öylece kal Bazen durgun meltemli rüzgâr olursun ten okşamasında Bazen bağrımı yakan boran Hüzün yağmurları kuytuluklara kaçışlarda Gidişinde boşaltırken gök denizi son yağmurlarda başladı Öpmeye bakmaya doyamadığım Bu gelen bahardır sen gözlerinde etekleri tutuşan İncili han açar kapısını pus tutanda Tarihin burçlarından bakar insanlığa Ne kötü heyhat insanlık düşmüş ayağa Kör gözlü değil zaman kurulu hep an'a Bakar kör olmuşuz akamamışız zamana Kara gün haberi diye atmacalar yolunu kollasa da Salalım yüreğimizde büyüttüğümüz sevgi kuşunu Hadi durmak yok sen bana koş ben sana Kanat açsın yaralıda olsa varacaktır aşkla Hoş geldin merhaba sevgi kuşum merhaba

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.