Mektup-2-sevgi Kuşum
V
0
Altın Yaprak
Beni anlayacağının bilinciyle yazıyorum
Biliyor musun kalbimin ağrısında
Her an yokluğun sancıları büyürken
Bir gün erken gidişime değil de
Senin üzüleceğini düşündükçe
Ağrılarım artıyor daha da üzülüyorum
Bunu düşünmeden yapamıyorum
Atomları iç içe geçip o denli ayrışan karmaşıklığın içinde
Yoksun hareler zaman pençesinde büyütürken senin olan senleri bende..
Kalbimin ağrısı hafif yatıştı şimdi farklı atmakta
Görmenin bilmenin heyecanında hoş bir kıpırtı
Seni görmek ne güzel mektubunu yazıyordum
Olmadığın her ana akıyordum zarfı yapıştırmadım
Yaşamın; her anını anlamlandırmak derdimiz olduğundan, yürek ağrımızı büyütse de
Bu anlamda çoğaltmak ve çoğaltırken dönüşüp dönüştürmek bize özgüydü
Ve sen gözlerime düşen bir hayaldin yaşanası gerçekliğinle.
Birlikte yazdık mektubumuzu
Varmışçasına gözlerine yapıştım gözlerindeyim
Oysa sen henüz gelmemiştin
Gidişler dönüşenlereydi özlenmelerimizde
Dostluk, arkadaşlık, sevgilerimiz; özlemlerimizde ki özgürlüğün erdemiyle
tutkuları ezilmişliğinde yoksunluklarda insana.
En güvenilir en güçlü yanımız Sevgi sığınaktı yüreğimizde kör karanlıklara vuran
Onu biriktirdik, büyüttük yolculuğumuz tutulmaz düşlerleydi, bundandı aynı denize akan olmamız yaşanası düşlere.
Vururken pencereden kış üşümeleri
Uzaklar kanamalı yalnızlıklar büyütürken
Erkenci değildi ama gel geçte hiç değildi zaman
O sevgi kuşu bir gece yürek perçemine konuverdi
Fıkralar, müzikler, şiirler yaşama dair ne varsa düşünce duygu pınarlarımızda,
gecenin sessizliğini anlamlandırıp güne erdirendi, zaman hem bir su gibi akan birbirini tamlayan olurken bir yandan gelişlerin gözbebeklerini büyütendi, beklemek bekleyene hep zor gelirdi.
Sen aldın sözü güz düşünde
Kendine çeken sevgi dolu bakışın
Bir ağustos sıcağı gibi aktın içime
Taç yapıp öpüverdim geceyi alnından
Gece anlam buldu yıldız gönencinde
Ay güneşe tutuldu yıldız utandı kaçtı
Mavileri büyüten iç denizleri okyanustu, anneler ne tez ağlar ne tez güler bir sözle
Uzak mesafeler tayyare olur seyyarelerde
Göğün acısından acıları sağıp üzerime yağdıran bu çöken karabulutlarda yaşamdaki tüm tutsaklıklarımızı aşan sevgi sarmalı candan cana yürek sesinde gelen bu mektuptu.
Sen bana hep gel
Ne kadar kırıkların varsa dök gel
Sen bana hep gel ama hiç gitme
Sevinç yağmurlarını bakışlarında dök gel
Öylece kal
Bazen durgun meltemli rüzgâr olursun ten okşamasında
Bazen bağrımı yakan boran
Hüzün yağmurları kuytuluklara kaçışlarda
Gidişinde boşaltırken gök denizi son yağmurlarda başladı
Öpmeye bakmaya doyamadığım
Bu gelen bahardır sen gözlerinde etekleri tutuşan
İncili han açar kapısını pus tutanda
Tarihin burçlarından bakar insanlığa
Ne kötü heyhat insanlık düşmüş ayağa
Kör gözlü değil zaman kurulu hep an'a
Bakar kör olmuşuz akamamışız zamana
Kara gün haberi diye atmacalar yolunu kollasa da
Salalım yüreğimizde büyüttüğümüz sevgi kuşunu
Hadi durmak yok sen bana koş ben sana
Kanat açsın yaralıda olsa varacaktır aşkla
Hoş geldin merhaba sevgi kuşum merhaba
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş