Mektup-4-sınırsız Sevgi

V Vedat Koparan Vedat Koparan
0 Altın Yaprak
Merhaba Can Güzel Yüreğim Mevsim gereği karlı bir gün hafif inceden yağıyor ve ben öğlende uyandım Aklımda uyanışımın ilk çağrısı,çığlığı sen, geceden kalan yarımlarda ben. Merakla beklediğim özlemim gelmişsin ne güzel. Belki de kendince arada bir sessizliğimi hissedince bana kırıldın diye düşünüyorsun, sana nasıl kırılırım aksine sen kırılma yeter ki. Yüreğim seninle bırak dolsun her şeyi paylaşmak ne güzel Dopdoluyum olmadığın her anda soluma vuran poyrazda. Her çığ seni dolu dolu getiriyor gözlerimin güzel rengi güzel gözlerin ışıl ışıl hep gülsün Hüzünler uğramasın düşmesin hüzün çığlığı karalar yürek odağına Sevinç çığlıklarını sevgi yumağı bulutun terkisinde rüzgar al yalımlarda getirsin hep senden bana. Seni tanımak seni bilmek rüzgara tutunan yaprak Gece boyu savrulmak senlerde güzel gözlerinde yatmak Sensizliğin derin koylarında yanmak ki ne yanmak. Bu karanlık tünelde gülümseyişlerini duymak bir sesine hasret gel gitte senli zaman Seni bende duymak yitik tüm zamana inat akmak sana dinginsiz bir ırmak. Paylaşmak en yalın kılıç kuşanan bir gün gibi sımsıcak ilk yaz sıcaklığında güneşle sarılmak. Acıları, yoksunlukları savurmak beklemeksizin en derinliğince ayrılığı yakmak Ustura ağzı buz gibi bağrımı yakan bir hava düşerken sensizliklerime,seni düşünmenin sıcaklığında ısınmak Beni sende,seni bende duymak yoksunlardan varsıları çıkarmak. gözlerimin güzel rengi,düşerken kar taneleri eşliğinde gözlerim gözlerinde kaçak düşlerimi savurdum en yangın gecelerden gözlerim hep sende işte böyle bir sevmek bizimkisi sen benden uzakta ben senden uzakta zaman yitip akarken kendi sarmalında kaybolmak istiyorum akmak en delice sana sar beni gecenin yoksun vurgun koynunda nerde yıkadın geldin hadi anlat düşlerini bana hangi sular alır seni sana, seni bana katar anlatır hangi düşlerin nerede savrulur zaman sarkacında şaha kalkan tutan saçaklarda hangi düşlerin yanık buz kırağı yangında bir yürek atımı vurulur gün sabahlarında kanarken yaşamın dört bir yanı dünyada kara bir çocuğun düşleridir sana tutunuşum uçurum dibindeyim gün aydınlığım sensin ey yâr. geçmişte kalan dinlencenin alacaklısıyız, her öksürüşte ciğerim parçalanır, düştü düşecek göz yaşı,istemimiz hüzün doruğudur,sevinçler çağlasın pınarlarda yaşanası. savurduk,savrulduk rüzgarlarda,yüreklerimiz harında yanan,kentlerin dağların tandırında bizim ellerde; vurgun düşte karabasan, kulpu kırık yitik zaman, yoksunlarda zindan sürer kara kuru zifir bir yaşam. yüz yılların birikiminde sevdanın sevilmenin sırrına eren, sen yüzü güzel düşü güzel karaları bağrında gün eden kadın, hep gelen ben, dokunurken yaşam damarının kanayan yanlarına, tiz sesiyle uzanırken bir çığlık akar damarında kan, kendini aşan ben olurum sen köpük köpük her dalga kıyılara vardıkça. öylesine bir yürek ki gel de sevme gel de dayan.sevda bu ya zamansız bir rüzgar gördüm soğuğun bile kendi içinde tirtir titrerken sıcak karanfil gülüşünü ayağa kalkınca tüm kanunları ters yüz edişinde yaşam damarının arından yakalaman. Sesleri duyur musun? Yaslayınca başını toprağın kurak sızında kaçmak yok bu kanamada kan gölü bir yaşam güneşi yalayaraktan geleceğe çağlayan alttan alta akan bu pınar Çağlar,çağları aşar, bendine kavuşur her insan karanlıktan çıkılır aydınlığa ellerimiz buluşur.. -Sevgi,düş bu sınırsız izinsiz Her an sana özel,her an sen güzel,yüreğimin titreyen sesi-

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.