Onurun Gölgesinde - 2
Y
0
Altın Yaprak
Vedalar yasak Hocam gencecik yaşta
zaman umut zamanı, endişelerim tetikte,
eskiden olduğu gibi hatalarımla birlikte.
Kırık notlar Hocam, kitabımda yazılı
hani her veda gecesi senin imza attığın...
bir de vefa borcum vardı birlikte sildiğimiz,
umutlarımızı süsleyen...çelik bileğimiz.
Yeminler etmeden silahımızdı gözlerimiz!
Hani nerede gizli, bir zamanlar gibi
uzaklara bakmadan - görebildiklerimiz? ...
Çocukları sevmiştik yaşamın ilkbaharında,
yasakları deldiğimiz karanlık odalarda,
birlikte dolaştığımız bir karış topraklarda.
Yaşlıları sevmiştik yaşamın sonbaharında,
süslediğimiz ağaçlar hala Hocam ayakta.
Sevgi kattığın resimlerin...duvarlarda.
minicik hayranlar bak sensiz...hala hayatta.
Memleket bildiğimiz, doğduğumuz topraklarda
yalnızlığın acıları rüyalarda, dağ gibi yüreğinde.
Kapattığında gözlerini, hep okul bahçesinde.
Çok özlediğin, o kapanan gözler
fırçanın izlerinde...birlikte paylaştığınız
onurlu gölgelerde...aynalarda...
Yüreğinde gizlediğin, gönlünde okşadığın
geceleri özlediğin vicdan kalıntılarını
yasaklı odalarda...çiziver Hocam!
Yarım kalan şarkılar küllenmiş bedeninde,
fırçanın ucunda kurumuş renklerin dansı,
bir de vefa borcu düşmeyen dilinde
son nefesinde...ne hikmet...ne alamet!
Bir deprem gecesinde yıkıldı dünyan...
acıları yüreğine...gömüver Hocam!
Ateşin yaktığı yüreğin, yangının ortasında.
Alevler zamanın ilacı, yaktığı ile kalsın.
Yağmurları severdin her yazın ortasında
hayat boyunca, ister yazar ister çizersin!
Sevince inadına, ömrünce istersen eğer...
hep seversin!
Umutları yıkmadan yasaklı odalarda,
uykusuz kaldığın o geç saatlerde,
fırçalar kalsın odanın en baş köşesinde,
seninle birlikte...bir başka seversin inadına!
Çok özlediğinde - renklerin dansına...
izin ver Hocam!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş