Yenik Serçe

Y Yılmaz Odabaşı Yılmaz Odabaşı
0 Altın Yaprak
I yaban ve asi dağlara dağılan taylar gibi ve yangın gençliğinin alazında Adana'da yollara dizilmiş garlarla çığlık çığlığa peronlarda çocuklar gibiydi gözleri /adı nevin şarap içer, rüzgar giyerdi geceleyin/ II o, kanadı kırık bir kustu beyaza vurulmuştu kimseler görmedi bir başka renk sevdiğini kimseler görmedi kimseler kirlendiğini /adı nevin hüzün kokar ve korkardı geceleyin/ III 'kendini martılarla bir tutma' derdim; 'senin kanatların yok . düşersin, yorulursun. beni koyup koyup gitme ne olursun!' * o, kanadı kırık bir kustu gülümserken vurulmuştu kimseler görmedi uçtuğunu kimseler, görmedi kimseler öpüştüğünü /adı nevin özlem tüter ve ç(ağlardı) geceleyin/ IV ışığın diyordu: kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum; karanlık kördü ve acımasız... ellerimle kırdım ben de kalan kanatlarımı. kanatlarımı kanatmaktan geliyorum... V o bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı. sonra da çift çıkardık. kar yağardı, biz dinlemez, çıkardık! o kentte bütün sokaklar biz yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı; insanlar dar yapılmıştı; çıkardık! kar durmazdı, üşüşürdü saçlarına ve hep bir şeylere ağlardı o karlı havalarda. avurtlarına çarpan kar taneleri gözyaşlarının sıcaklığına çarpıp erirdi... ve acıyan kanat yerleri erirdi... erirdi... biz yan yana, yana yana! yana yana! /o bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı ben yürüsem bütün yollar ona çıkardı/ VI gitti... kanatları yüreğimdeydi kalan elimde minyatür bir kus simdi yitirdim o askın kimliğini h ü k ü m s ü z d ü r /adı nevin, ihaneti tutuşturduk bir sabahleyin!/

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.